blogum seslendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blogum seslendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2014 Çarşamba

- 3 Aralık Dünya Engelliler Günü - Turgut Uyar Geyikli Gece [Bloğum Seslendi]

Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta
Her şey naylondandı o kadar
Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.
Ama geyikli geceyi bulmadan önce
Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk

Geyikli geceyi hep bilmelisiniz
Yeşil ve yabani uzak ormanlarda
Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan
Hepimizi vakitten kurtaracak
Bir yandan, toprağı sürdük
Bir yandan kaybolduk
Gladyatörlerden ve dişlilerden
Ve büyük şehirlerden
Gizleyerek yahut döğüşerek
Geyikli geceyi kurtardık

Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza
Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
Bilir bilmez geyikli gece yüzünden

Geyikli gecenin arkası ağaç
Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü
Çatal boynuzlarında soğuk ayışığı

İster istemez aşkları hatırlatır
Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş
Şimdi de var biliyorum
Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz
Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli

Hiçbir şey umurumda değil diyorum
Aşktan ve umuttan başka
Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı
Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Su Yanındaki Parklar / Bloğum Seslendi


Başlar yalnızlık ve gece,
Önce denizden.
Ya parktayız, ya meyhanede;
Bir parça daha harcarız gençliğimizden.
Görünmez caddeler ışıktan
Görünmez karanlıkta parklar.
Tam içilecek zamanıdır şarabın,
Kadınların en güzel saatidir,
Bir garip hali vardır insanların.
Yosun kokusu, rüzgâr,
Gezinirken duyduğumuz.
Hava sıcak mı sıcak,
Temmuz.
Uzanır kırlara doğru,
Yalnızlığı olan.
Bu saatte sessizlik acıdır,
Gelecektir parka yalnızlığı duyan…
Edip Cansever

9 Ocak 2014 Perşembe

Cemal Süreya / Biliyorum Sana Giden Yollar Kapalı [Bloğum Seslendi]



Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

Youtube'den dinlemek için.

Ölüm: 9 Ocak 1990
:(

28 Eylül 2013 Cumartesi

Tuncel Kurtiz Anısına / Bloğum Seslendi /




Ustam!
Aklım firarda.
Gözbebeklerimde müebbet hüzün,
Dilimde ay kesiği bir yara,
Düşüm kırık dökük,
Umudumun boynu bükük,
Bir öksüzün omuzlarında sukut.
Yüreğim sana emanet sıkı tut.
Tut ki; kancık pusulara düşmesin.
Bir hain kurşunu gelip deşmesin.

Ustam,
Ne zaman o senin bildiğin zaman,
Ne sevda gördüğün masallardaki.
Eskiden,
Halı tezgahında dokunurdu aşklar,
Nakış nakış, körpe kız ellerinde.
Mendillere yazılırdı isimler,
Yüreklere kazılırdı gizlice.
Sevdalılar asil ve de yürekli
Sevdalar, kavgalar iki kişilik.
Oysa şimdi;
Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.
Meşru sevdalardan,
Gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara,
Günahkar gecelerden.

Beni herkes sevdaya asi sanır,
Oysa aşk, beni nerde görse tanır,
Hasret tanır,
Zulüm tanır,
Ölüm tanır,
Yüzüm yüzümden utanır.

Yorgunum ustam;
Ne katıksız somun isterim senden,
Ne bir tas su,
Ne taş yastıkta bir gece uykusu.
Var gücünle asıl sükunetime,
Çığlığım kopsun,
Uzat ellerini güneşe dokun,
Uyandır uykusundan,
Tut yüreğimden ustam tut,
Tut beni, sür güne..

Serkan Uçar

24 Eylül 2013 Salı

Zafer Akkaş "Eylül"




Eylül’dü.
Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
Eylül’dü.
Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu.
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
Ellerin kadar ıssız,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
Eylül’dü.
İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman..
Dedim ya… Eylül’dü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.

Zafer Akkaş "Eylül"




Eylül’dü.
Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
Eylül’dü.
Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu.
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
Ellerin kadar ıssız,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
Eylül’dü.
İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman..
Dedim ya… Eylül’dü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.

13 Ağustos 2013 Salı

Can Yücel - Hayal Oyunu [Şairler Ölümsüzdür]

Ellerindi ellerimden tutan
Ellerimdi ellerinden tutan...
Bıraktığı anda ellerimiz ellerimizi
Gökyüzüne vuracaktı gölgeleri ellerimizin
Kimbilir kaç martılar halinde

Bir masada karşı karşıya
Seyrederken dudaklarını senin
Dile gelmiş ilk Türkçeydik
Henüz başlamış kül rengi bahar
Ne savaş, ne barıştık biz...

Bu dünyaya yeni gelmiş bir diyar
Manolyaya gece konmuş kumrular..
12 Ağustos 199

Buda nacizane benden..

28 Temmuz 2013 Pazar

Sesli Mim :) [Bloğum Seslendi]

Şöyle ters birşey yaptım , öyle doğaçlama seslendirme filan iyi tamam da yazmayı unuttum en başından :)
sonra bir iki kere dinleyip bir de yazılısına da yapayım dedim.
olduğu kadar artık :))






Evet arkadaşlar herkese selam yineee doğaçlama bir kayıtla karşınızdayım.

Bu sefer değişik bir şey yapayım dedim. Bu bloğum seslendi olayını duymuşsunuzdur , okuma olanağı olmayan arkadaşlarımız / kardeşlerimiz için güzel bir proje , buradan yine teşekkür ediyorum bu projeye hayat verenlere..



Daha önce yine seslendirmeler yapmıştım ama hep şiirlerimden okudum. Bu sefer bir değişiklik yapayım dedim ve bir soru cevap kaydı yapayım dedim.

Aslında bunun adına “Mimlemek” diyorlar ben bi türlü diyemiyorum bunu , hep “beni şettirmişler” diyorum x))  heee bak bu olayıda çok sevdim x)) tam benlik , ben buna konuşur konuşur güldürürüm x))

Güzel soruları için Ness ' e teşekkürler..


1) ben kimim?
Ben sıcak, nemli ve kehribar kokulu kadınların coşkulu tarihinden,
Sarışın bir öpücükle uyandırılan,
Milat öncesinde çıplak bir ömrün,
Tapınaksız ve aşksız sadeliğine bulanıp,
Toprak kokulu, tortusuz sevişmelerin ardından
Ağlayan adamlardan biri olmalıyım..
Öyleyse hiç yaşamadım bunca yıl,
Benimkisi sade, üretken bir düş mekanizması.

Ben, ıslıklardan gerilmiş,
ha koptu ha kopacak şarkıların,
Ve karanlığa gömülmüş kayıp insanlar konçertosunun adsız bestecisiyim,
Ben, ölü bir iklime motifsiz acılarla savrulan,
Biriktirdiğim tüm imgeleri kumral ve sarhoş bir yalnızlığa sıvayan,
Ve sığınaksız sevdalara sığınan bir şiir veznedarıyım.


2) blogumun adı nereden geliyor?

“Parçalanmış Gülüşler” ismiyle bir şiir yazdım. O şiir can verdi aslında bu bloğa.
Aslında şöyle , gülüşlerimin bir daha geri gelmiyeceğini anladığım anda yerleşti sol yanıma bu isim.. “Parçalanmış Gülüşler..”


3) blog açmaya nasıl karar verdin?

Gardaşım Zeko sayesinde açtım. Normalde bilgisayarda biriktiriyordum yazılarımı , “aç yazdıkca rahatlarsın blog ortamı iyidir” dedi ve açtım. İyi ki de açtım sizim gibi güzel insanları tanıdım.

4) neden yaşam blogu?
Bu soruyu soran sanırım “yaşam bloğu” olan birine sormuş , benim blog biraz kişisel biraz geyik biraz şiirsel.
Bu üçü olmasa zaten yaşamanın ne anlamı var değil mi :)

5) kişiliğin?

Oldum olası şu kendini tanıtma olaylarını beceremedim , sanırım yine yapamıyacağım. Benim işte , sevgi arzısı bir şair müsvettesi..

6) hoşlandıkların?

Güzel olan her şeyi severim girişi yapsam bana küfür etmezsiniz değil mi   x))
Hoşlandıkların derken nasıl hoşlandıkların ? Hatundan mı hayattan mı ohooo bir sürü şey var.

7) hoşlanmadıkların?
At hırsızlarını hiç sevmem x)) . Kendini beğenmiş insanlardan hiç haz etmem deyip bu soruya da en doğru cevabı vermiş olayım o zaman..


8) en çok sevdiğin makyaj malzemesi?

Ruj ve rimel ah bir bilseniz , rujumu sürmeden dışarı çıkamıyorum x)))
Sanırım bu soru da bana ait değil  x))

9) çantanda olmazsa olmazın?

Evveett şuan hemen bakalımmm.
Az biraz para
Kimliğim , ehliyetim
Paso vaarrr
Bir adet prezervatifimiz vaaar
Heh bir de çok sevdiğim insanların vesikalık fotoğrafları çıktı

10) en son okuduğun kitap?
Zülfü Livaneli * Son ada

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Ay Karanlık - [ Bloğum Seslendi ]


Maviye/Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine/Rüzgarda asi,
Körsem/Senden gayrısına yoksam
Bozuksam/Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...
İtten aç/Yılandan çıplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
İlle de ille/Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
N'olur gel,
Ay karanlık...
Dört yanım puşt zulası,
Dost yüzlü,
Dost gülücüklü
Cıgaramdan yanar.
Alnım öperler,
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım puşt zulası,
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş
Etme gel,
Ay karanlık..

AHMED ARİF

18 Nisan 2013 Perşembe

Ah ulan Rıza! [ Bloğum seslendi ]

Bütün uğurladıklarımıza selam olsun..
Şiirin tamamı ;

Arka fon müziği ; Metin & Kemal Kahraman - Ferfecir


5 Nisan 2013 Cuma

- Heey! Kimsin sen ? - [ Bloğum Seslendi ]

Herkese yeniden kocaman selamlar..
İlginiz , yorumlarınız , güzel yüreğiniz için herşey için teşekkürler. İmkanı olan bu kampanyaya destek verirse çok çok memnun olurum. Daha fazla bilgi burada mevcut.
"Heey! , kimsin sen" i seslendirmeye çalıştım bu sefer umarım becerebilmişimdir.
Yüreğinizden huzur , sol memenizden tebessüm eksik olmasın.
orman ne güzel ne güzel
haydi bakalım :)


4 Nisan 2013 Perşembe

- Parçalanmış Gülüşler - [ Bloğum Seslendi ]


Herkese kocaman sevgiler..
Uzun süredir aklımdaydı yine seslendirmek bu güzel kampanyaya destek vermek bugün iki tane şiirimi seslendirdim , birincisi 2011 yılında yazdığım "Parçalanmış Gülüşler"
Diğerini kısmet olursa yarın paylasmak istiyorum.
Benim için ne kadar değerli bir şiir olduğunu çokca belirtmiştim hatırlarsanız , çünkü ben direk ruhtan çıkan sözcükler.. Yazması iyidi ama okuması zor oldu , zor kelimeler :)
Tebessümleriniz daim olsun.

Şiiri okumak isteyenler;
Parçalanmış Gülüşler

24 Ocak 2013 Perşembe

Mektup & Şiir [ Bloğum Seslendi ]

Herkese selam,
Çook çok eski bir yazım ve bir güzel şiiri seslendirmek istedim.Umarım becerebilmişimdir :)



------------
Birtürlü cesaret edemeyip gönderemediğim mektup.. Gönderseydim birşey değişirmiydi ? cevabını bile bilmek istemediğim bir soru es geçeyim..
Yeniyi eskiyi acıyı tatlıyı unut bugün.. sen hep yeniden doğ hep yeniden bak dünyaya
yine kocaman çıksın saçların hep antin kuntin şeyler izle.. hep gülme, bazen sinirlen..
Bilirim sinirlenince bir güzel olursun hep söversin bende sana hiç yakıştıramam peşine ben söverim..
yine unutan taraf sen ol , rehberinden sil beni unutmuş gibi yap geçmişi .. hatta benim geçmişimide ilk gün beni gördüğün gibi görüneyim sana
kirli yanlarımı görme , sadece kalbimi bil .. üzerine iki toprak atılsada hep seni seveceğini bil .. Aman başlama yine şiirlerine deme bu ince bir sitem göreceksin bu yazı sonrası yüzünde gülümseme olacak pis pis sırıtıp, etrafta bana bakan varmı diye bakacaksın..vede hep tekrarlıyacaksın ' pis ukala ' diye..
Yeni yaş yeni umut derler , umutlar besle hayata sakın bıkma , pes etme ..Bilirimki inatcısın , bırakmassın istediğin birşeyi..
Sakın geriye bakma .. Acaba deme , niye-nasıl-keşke sözcüklerini at bi kenara yaşamaya bak..
23 güzeldir .. 23 senin yaşındır ben yaşayamadım o yaşı söktüler tüm parçaları dağıldım ben yapamadım sen başar sevgilim.. hayallere bırakma işi ayağına prangalar vursalarda koş.. nefesin bitsede bırakma
Sonra , sobeee diyip tekrar yüzleş hayatla .. bazen geriyee bazen ileriye sar hayatı sakın sürat yapma .. hep önüne bak hep ileriye bak.. yeniden doğmuş gibi bak hep dünyaya..
Doğduktan sonra keserlerya göbek kordonunu sende kes at içinden beni. ama kalsın izim bi köşende yaşamalıyım hücrelerinin bir köşesinde..
Tanış biriyle sev onu evlen .. meraklısın evliliğe bilirim olacaksada kızın olsun ama Eylül'de doğurma sık kendini o ayda doğacak çocukların içinde senin çocuğun olmasın.. sakın adınıda Eylül koyma
siyasi yanınada bak bir komünisti sevme yine , hep dominant ol esirgeme lafını .. sevmeye çalış abuk subuk şeylere takılıp kendine dert etme hee o ilk geceyide merak etme : )
Bu mektubuda sakla eski bir deftere belki gösterirsin birgün senden giden günlere ..
Yaklaşıyorum ben son durağa sana 23'ünde hayatında mutluluklar 23 kere oku bu yazıyı ve söyle kendine sessizce
Neyi mahvettim ben diye ..

------------------


" yeni çekilmiş bir dişin
yadırganan boşluğu
dilimin ucunda ismin.
somunu yitik bir vida
düştü düşecek yüreğim.
bir an önce gel buraya
karpuz, kavun yiyelim.

bilmem ki ne diyeyim,
sana örselenmemiş,
dostluğun böğründe sancı,
sevgi toza belenmiş,
havı dökülmüş sevincin.
bir an önce gel buraya
karpuz, kavun yiyelim.

batıp çıkıyorum durmadan,
ben bilirsin iyi yüzemem.
çarşafım diş gösteriyor,
dalgalı bir deniz kaç gündür
sallanan bir döşeğim.
bir an önce gel buraya
karpuz, kavuz yiyelim."

|METİN ALTIOK|


Fon Müzik :

Metin & Kemal Kahraman - Ferfecir



 

9 Ocak 2013 Çarşamba

Terk Etme Beni Çocukluğum.. [BLOĞUM SESLENDİ]

Selaam , tekrardan ben.
İnternette gezinirken denk geldim , öyle hoşuma gitti ki seslendirmek istedim. Arada bir iki kendimle de konuştum , arada ses sürtüşmelerim oluyor affola :)
Bulduğum sitede yazar olarak " Ferihanaz " olarak geçiyordu , kendisi yazdıysa kutluyorum.

" Henüz daha erken çocukluğum,
Gitme uzaklara.
Tükense de bütün ihtimaller
Ki ölümde buna dahil,
Yaşarken ölmekse de tek bildiğim;
Hiç açılmamış bohçalarda
Çok umutlarım var elimde değil.
Sakın ha terketme beni çocukluğum,
Bırakma beni yalnız;
İçime kan akıtıp gölgelesem de neşeni,
Kırsam da bütün oyuncakları,
Bir ben miydim ezen karıncaları.
Hem sonra;
Ev sahibinin bahçesinden
Yalnız iki küpeli kiraz çaldım ben:
Evcilik oyununda
Kulaklarıma küpe yapmak için.
Kulaklarıma küpe oldu hakikaten,
Çocukluğunu yitirmiş bir çift gözün
Şikayeti üzerine öğrendim bu oyunun
Ne yaman bir öğretici olduğunu.
Sahi biliyor musun çocukluğum
Artık saçlarımı kınalıyorum,
Beyazları kapatmak öyle kolay olmuyor.
Bak gülüyorsun işte duyuyorum,
Gülme bana.
Hala bulutların üzerinde uyumayı düşlesem de,
Uçurtmaların kuyruğuna takılmayı dilesem de,
Farkındayım çok büyüdüm.
Ve o gün gelince çocukluğum,
Müptelası olduğum şehirde
O mahzun caminin avlusunda
Öylece gördüğün vakit beni
Beyazlara bürünmüş,
Boylu boyunca uzanmışken beni bırakma
İyi bilirdik demeyi unutma! "

7 Ocak 2013 Pazartesi

Sen kazandın..Yenildim sana [BLOĞUM SESLENDİ]

Ne zamandır aklımda olan birşeydi , Sui'cana söz de vermiştim halbuki ama erteleye erteleye şimdiye kaldı ah bu üşengeçliğim öldürecek beni :). Lâkin bundan sonra devamını getirmeyi düşünüyorum , şimdilik eski bir yazımı seslendirdim. Seslendirmek zor işmiş , hele ki böyle uzun yazıları. Arada bir iki kelime doğaçlama giriyorum :) Sizlerden de " bloğum seslendi " çatısı altında gönderilerinizi bekliyorum , mutlu kalın.
Sesime gelincee , ahhh sen ve been loreloylooyy..
----------------------------------------------------------------


Özür dilerim..
Bir yazıya “özür dileyerek” başlamak ilginçmiş. Biliyorum , beni çok bekledin daha doğrusu seni yad etmemi. Kaybetmeye öyle alıştım ki kazanma duygusu beni korkutuyor.
Ne tuhaf değil mi , her yıl sadece bir kez uğrardın bana . Bazen bir ay bile sürmezdi senli günlerim , ama yetinirdim biliyor musun.
Hep bir yanın eksik gelirdin bana , şiir okumamı çok severdin titrek sesime rağmen. Zaten “beklemek” başlı başına insanı şâir yapmaya yetiyor bile .. bak ne demiş şâir ;
“Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar..”
Yine bekledim , yine geldin..
Senin en kötü tarafın , ben ruhumu teslim etmedikce her yıl karşıma çıkacak olman.
Niye bilmiyorum senden vazgeçemiyorum.
Hatırlarmısın , deli gibi yağmurun altındaydık seninle birlikle.Herkes senden kaçarken yanında olmam sanırım özel hissettirmişti beni sana.
Beni soracak olursan , bir yılda pek bir şey değişmedi.
Hala aynı , duygusal boşlukları doldurmaya üzerime yok. Nerede sevgilisinden ayrılan soluğu benim yanımda alıyor , iki güzel söz duyanın neticesi havalara giriyor. Tam bu sefer oluyor derken bir bakıyorsun yine başladığım yerdeyim.
Gü-ve-ne-mi-yo-rum ! Sorun bende mi ?
Bazen sıradan biri olayım diyorum , sonra da acı çeken insanların yaralarını sardığım da bir acının daha kapanmasına yardımcı olduğum için bir tebessüm atıyorum kadere..
Gülmeyi unuttum. Gülemiyorum !
Evet , senide sarı sarı işetebilirim gülmekten. Ne zaman bir tebessüm filizi açsa suratımda TOKİ orayı bulup yerine beton dikiyor , ouv tamam pardon biraz ağır oldu.
Ne yaptıysam direnemedim sana , bak yine sana sığındım.
Sana hoş geldin diyemedim ama hoşça kal diyeceğim.
Belki geç kalmış sayılmam he ne dersin..
Hoş geldin Eylül..
Bakışlarımı süzdüğünü hissediyorum ara ara , safransarı yaprakların hala çok güzel.
Kıskanıyorum seni , herkes sana bir şeyler yazıyor.
Hani bana özeldin ?
İlk seninle sevişmiştim oysaki , ilk sana açmıştım kendimi.
Neyse , ötede aşık olmaya meyilli bir sürü sevda pıhtısı var , bir el at onlara , belki birileri için geç kalmış sayılmazsın...
 ----------------------------------------------------------------