29 Ocak 2013 Salı

Mimi mimi bir tuş konmuştu tencereme konmuştuuu


Selamlar!
Sizin hiç kafanızın içinde filler çiftleşti mi ? Bu nasıl bir gürültüdür.
Resmen oyuncağı alınmış çocuk gibi bir şeyler haykırıyor kafam. Benden çok ayrı dünyada , şuan onunla savaşıyorum. At var hatta at tezeği kokuyor. İnsan kafasının kokusunu alır mı yaa.
Bilinç altım çok kötü. Serdar Ortaç’la dans ettiğimi düşünüyorum :(
Peşine Faruk K gelip hongi tonki tolinooo diyip götüme parmak atıyo. Bunu gören İsmail tumanından çıkardığı Y ve K isimli silahıyla ikisini de vuruyo. Benide birdoksansekiz boyundaki bir zenciye evlatlık veriyo.
Zor durumdayım zoorr..

Hani bazen bir insanın sizinle olması , sizi anlaması mutlu eder ya , Şevval ' de hakikaten öyle.
ikinokta üstüste kapaparanteze hayat veren insanın güzel sorularını cevaplıyayım :)

1. Kendini seviyor musun?

Tabi ki hayır.
Kötü insanları sevmem..

2 Yapmaktan hoşlandığın şeyler nelerdir?
 
İnsanları izlemeyi çok severim. Biraz da olsa onların ruhuna ulaşmayı amaçlarım bakışlarımla . İnsan suratı kusursuz bir maskedir , her türlü şekle şemale girer.. Ama ruh öyle değil , insanın en dibinde en içinde sakladığı öyle değil. O hala çocuk kalmayı başarabilmiş o hale temiz..
Kendimle baş başa kalmayı da çok severim.Sek kahve ve sek bir beyaz kağıtla kafamı iyi dağıtırım.Kendi dünyamı kendim yaratırım , kendim yazar kendim çizer kendim sonlandırırım.İnsanın kendi dünyası böyle bir şey olsa gerek..
Vee size tuhaf gelir belki ama vedalaşma anlarını da çok severim. Çünkü bana kim olduğumu hatırlatır.Aksi olsa , korkarım.. Benim hayatımda hiçbir zaman iki doğru ardı ardına gitmez.
O yüzden bir şeyden ayrılmak / kopmak uzaklara gitmek benim benliğim.
Ben size yakın ama kendime bile uzak çoban yıldızıyım..


3.Geleceğe dair hedeflerin nelerdir?

Umut fakirin ekmeği , umar ha umar umar..
Kendi başıma bir şey yapmaya çalıştım olmadı. Bilgisayar dükkanı açtım battı , başka türlüsünü denedim kader vurdu sillesini.. Sanırım tek hedefim memur olmak. Açıktan ikinci sınıfa geldim bir iki daha var , hele ki bunu da kayıpsız tamamlarsam çoook çok iyi olur.
Ayrıca heep aklımda/ zikrimde.. “Parçalanmış Gülüşler” adlı kitabım..

4.)Kendini bir cümle ile anlatabilir misin?

Burcumun özelliğini bilmem(Yengeç) ama çevremdekiler burcumun özelliğini aldığımı söylerler. İnsanlara çok fazla önem veriyorum , çok fazla değer veriyorum. Bu canımı çok yaktı. Sabırlı bir insan olduğumu söyleyebilirim. Konuşurken göz temasına çok özen gösteririm asla gözümü kaçırmam. Güldüğümde de önce gözlerim güler.
Bu nasıl bir soru ya :d

5.)Nefret ettiğin şeyler nelerdir?

Bundan bir önce ki mimde vardı aynı soru cevaplamıştım :)
Buraya da artı bir şey ekliyeyim. Unutkanlığımdan nefret ediyorum!
Arabayı kitleyip eve çıkıyorum, neticemi yayıp oturuyorum koltuğa , sonra o korkunç şüphe ! haa siktir kesin kitlemeyi unuttum.hadi bakalım dön bir daha git kapıları kontrol et.
Sadece o mu ? evde kimse yok çıkıp gidiyorum evden beş kilometre öteye gidince kafama dank ediyo; Ulan ketila su koymuştum ama kapattım mı kii , ocağı açık bıraktımmı ya ?
Hadi dön bir daha geriye :(
Biraz at eti yemeliyim.

6.)Favori şarkıların,kitapların,filmlerin nelerdir?

Favori şarkıcılarım ; Şimdi sıralasam buradan uzaaaaar gider , beni takip edenler bilir zaten. Ahmet Kaya ‘ dan girerim Erkan Oğur’la beraber , Orhan Baba’yı da koluma takıp peşine Seksendörtle biraz canlanıp , Dumanla kafayı bulup Teoman’la yorulup durulup kalırım :)

Favori filmlerim kesinlikle ama kesinlikleeee ; Eşkıya , Ağır Roman , Yeşil Yol
Yokmu başka tabiki birsürü var ama bu üçü…
Ahh bu üçü..

Kitap olarak tabi ki ; İnci Aral – safransarı..

7.İlham aldığın kişiler kimlerdir?

 Yusuf Hayaloğlu
 
8:)Death Note'u sen bulsaydın ne yapardın?

Hakikaten ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok , bu soru için beni bağışla :)

Benim şettirdiklerim ; Elsa , otuz şirin yıl , pe hito , Anarschi , Sonsuz

öperim gözlerinizden.. 

28 Ocak 2013 Pazartesi

- KAYIP ŞEHİR -


Senden sonrasında gün karanlık,
Işıkları sönmüş bir şehrin ortasındayım..
Ve serseri bir yalnızlığın kucağındayım.
Hırpalar beni gece, ruhumu çatlatan soğukta..
Soramam ki kendime bu pervasız yolculuk nereye..
Titreyen tenimde, bu sabahı kayıp şehirde,
Sinsi bir yılana dönüşüp sokarken rüzgar,
Anlıyorum korkmuşluğumu..
Bu gitmeler tüketir nefesimi,
Kırağı yemiş zerdali çiçekleri gibi
Donuk, nefessiz kaybolmaya yüz tutmuşum.
Kaldırımda topuk sesleri,
Küfür olup nara atar arkamdan,
Korkarım...
Ellerim uzanır gecenin karasına,
Daracık yollar ilmik ilmik dolanır boynuma.
Bütün bu ışıklar, bu koca şehrin ışıkları sönüverir,
Üstüme gelir binalar..
Çatılar ayrılmak ister bedeninden,
yorgun,
Korkarım..

t.yazıcı

26 Ocak 2013 Cumartesi

Mimlenmişimm , üstelik adım eşkalim bilinmektee



Herkese selaaam..
Havalar ne tuhaf değil mi ? Siz neredesiniz bilmem ama İstanbul iyice başı götü dağıttı. Bir saat içinde dört mevsimi birden yaşıyoruz resmen.
Akdeniz Karadeniz karneleri isteriiizzz.. Vay be . Bugün dışarıda epeyce bulundum işim gereği . Burnumu iki tıs tıs ettirdim tuhaf bir koku geliyordu , meğerse ergen kokuyormuş :) Karneyi alan neticesini salmış nereye oluyorsa atıyor kendini. Beyoğlu ve Nişantaşı bölgeleri ağır ergen sesine ve triplerine dayanamayıp üç gün karantinaya alınmış , şimdiden söyliyeyim de sonra yok efenim niye giremedik demeyin.
En son karneyi ikibinbeşte almıştım.Epey olmuş ah ulan yanıyorum da şu üniversiteyi okuyamadım ya ona yanıyorum.Neyse , ne diyelim kısmetimizde yokmuş.

Çok saygı değer , bir o kadar entel arkadaşım Emrah ve hakikaten severek takip ettiğim sonsuz ve tosbağanın dünyası arkadaşlarım beni mimlemiş.Ne de iyi etmiş. Biraz içimi dökeyim.


ŞU AN OLSA ÇOK SEVİNİRİM
Babaannem kalksa , şaka yaptım oğlum ben buradayım dese.. Feyza’m çıksa bak geçen doğum günümüzü kaçırdık hadi acısını çıkaralım dese. Cengiz’im çıksa kalk lan taksimde ıslak hamburger yemeye gidelim , peşine iki tavla atarız dese.. Yavuz abi çıkıp Lili Marlen türküsünü söylese , peşine bir şiir patlatsa.. Fatih’im çıksa yine bizi benzettiler be oğlum birbirimize dese.. Sedat abi çıksa , ağzını şapurdatarak haydi koçum ne yiyoruz bugün dese..Betül'üm çıksa , henüz onsekizindeymiş gibi yine bana kocaman gözleriyle baksa. gülümsesem ona oda utansa sonra gelip yanıma otursa.. İlker çıksa iki cigaralık saralım da içelim şurada moruk dese.. İbrahim abim çıksa kümesinden benim için bir tavuk kesse , tavuk çorbası yapsa bende içsem olmaz mı ?

ŞİMDİ ORADA OLMAK VARDI
Bir şans daha verseler , çocukluğuma insem..
Hiç aşkı tatmasam , hiç sevişmesem.
Hiç çalmasam , hiç kalp kırmasam.
Tek suçumun karneye getirdiğim zayıfların olduğu o masum lekesiz en ben olduğum zamanda..

NEREDE O ESKİ GÜNLER
Ahh nerede o eski günler , nerede o eski ramazanlar , bayramlar..
Stop. No geyik.
Bir insan eskiye dair hem özlem hem pişmanlık duyuyorsa o karmaşanın içine bir daha düşmek ister mi bilmiyorum. Hiçbir zaman ânı değerlendirerek yaşayamadım. Genelde ileriyi düşünürüm , geriyide düşünmeyivereyim.


NELERİ ÖZLÜYORUM
Yukarıda da dedim ya , hem özleyip hem pişmanlık duyduğum öyle çok şeyler var ki..
Hep diyorum ya çocukluğuma dönsem diye. Ona sorsam beni ister mi tekrar acaba ? hiç sanmıyorum.. Beynimi bir kenarda bırakıp gitmek varsa olur , ama o nu da götürürsem ona zarar veririm.
Mahalle maçları olurdu önceden ne güzeldiler değil mi.. Köşe başında dikilip yâri anlık bile olsa görmeyi. Tebessümlerle karın doyurmayı. Annem kızmasın diye sakladığım diz yaralarımı..


ÇOK SEVERİM
Hakikaten kendi olabilmeyi başarabilen insanı severim. Karakter kavramı herkese oturmaz.Öyle kolay da değildir. Hep dediğim gibi samimi insan candır.

NEFRET EDERİM

Kendini beğenmişlerden bıktım usandım artık! Bugün yaşadığım olay ;
Toplu taşımaya bir sokakta yaşayan kimsesiz bir arkadaş bindi. Hemen onun arkasından gelen bir tane hanımevladı da yanından geçerken ıyyy yaptı tiksinerek bakarak.Çocuk hissetti eminim ki bunu.
Yazık , üç günlük dünya.. kimseyi kimseden üstün tutmanıza gerek yok. Hele ki kendinizi. Az rahat olun . Sempatik , marjinal olucam derken ruhunuzu gömmeyin.
Orhan Gencebay dinliyorum diye kroya bak diye seslice alay edildim toplu taşımada biliyormusunuz ? Hani küfür edicem ama ettiğim küfürü de hak etse keşke..
O yüzden diyorum , prezervatif alışkanlık haline getirilmeli.
Hee birde bu blog da yorum kısmına "robot olmadığını kanıtla" olayını koyan varyaa! ulan birde nasıl beceriyorsam hep yannlış yazıyorum arkadaş!

BUGÜNLERDE ÇOK DİNLEDİM
Kazım Ağabey (Kazım Koyuncu) bu aralar alıp götürüyor beni uzaklara uzaklara..
Orhan Baba ‘ dan Beni böyle sev seveceksen ve Akşam güneşide sıkca dinlediklerimden.
Erkan Oğur zaten beş vakit elhamdülllah..
Birde Badem & Öykü Gürman – değişmem

ŞİMDİKİ RUH HALİM
Niye her işim terrss gidiyor laann!

 Sıra sizde ; sesszgmi , Emillia , kahve telvesi , pera

24 Ocak 2013 Perşembe

Mektup & Şiir [ Bloğum Seslendi ]

Herkese selam,
Çook çok eski bir yazım ve bir güzel şiiri seslendirmek istedim.Umarım becerebilmişimdir :)



------------
Birtürlü cesaret edemeyip gönderemediğim mektup.. Gönderseydim birşey değişirmiydi ? cevabını bile bilmek istemediğim bir soru es geçeyim..
Yeniyi eskiyi acıyı tatlıyı unut bugün.. sen hep yeniden doğ hep yeniden bak dünyaya
yine kocaman çıksın saçların hep antin kuntin şeyler izle.. hep gülme, bazen sinirlen..
Bilirim sinirlenince bir güzel olursun hep söversin bende sana hiç yakıştıramam peşine ben söverim..
yine unutan taraf sen ol , rehberinden sil beni unutmuş gibi yap geçmişi .. hatta benim geçmişimide ilk gün beni gördüğün gibi görüneyim sana
kirli yanlarımı görme , sadece kalbimi bil .. üzerine iki toprak atılsada hep seni seveceğini bil .. Aman başlama yine şiirlerine deme bu ince bir sitem göreceksin bu yazı sonrası yüzünde gülümseme olacak pis pis sırıtıp, etrafta bana bakan varmı diye bakacaksın..vede hep tekrarlıyacaksın ' pis ukala ' diye..
Yeni yaş yeni umut derler , umutlar besle hayata sakın bıkma , pes etme ..Bilirimki inatcısın , bırakmassın istediğin birşeyi..
Sakın geriye bakma .. Acaba deme , niye-nasıl-keşke sözcüklerini at bi kenara yaşamaya bak..
23 güzeldir .. 23 senin yaşındır ben yaşayamadım o yaşı söktüler tüm parçaları dağıldım ben yapamadım sen başar sevgilim.. hayallere bırakma işi ayağına prangalar vursalarda koş.. nefesin bitsede bırakma
Sonra , sobeee diyip tekrar yüzleş hayatla .. bazen geriyee bazen ileriye sar hayatı sakın sürat yapma .. hep önüne bak hep ileriye bak.. yeniden doğmuş gibi bak hep dünyaya..
Doğduktan sonra keserlerya göbek kordonunu sende kes at içinden beni. ama kalsın izim bi köşende yaşamalıyım hücrelerinin bir köşesinde..
Tanış biriyle sev onu evlen .. meraklısın evliliğe bilirim olacaksada kızın olsun ama Eylül'de doğurma sık kendini o ayda doğacak çocukların içinde senin çocuğun olmasın.. sakın adınıda Eylül koyma
siyasi yanınada bak bir komünisti sevme yine , hep dominant ol esirgeme lafını .. sevmeye çalış abuk subuk şeylere takılıp kendine dert etme hee o ilk geceyide merak etme : )
Bu mektubuda sakla eski bir deftere belki gösterirsin birgün senden giden günlere ..
Yaklaşıyorum ben son durağa sana 23'ünde hayatında mutluluklar 23 kere oku bu yazıyı ve söyle kendine sessizce
Neyi mahvettim ben diye ..

------------------


" yeni çekilmiş bir dişin
yadırganan boşluğu
dilimin ucunda ismin.
somunu yitik bir vida
düştü düşecek yüreğim.
bir an önce gel buraya
karpuz, kavun yiyelim.

bilmem ki ne diyeyim,
sana örselenmemiş,
dostluğun böğründe sancı,
sevgi toza belenmiş,
havı dökülmüş sevincin.
bir an önce gel buraya
karpuz, kavun yiyelim.

batıp çıkıyorum durmadan,
ben bilirsin iyi yüzemem.
çarşafım diş gösteriyor,
dalgalı bir deniz kaç gündür
sallanan bir döşeğim.
bir an önce gel buraya
karpuz, kavuz yiyelim."

|METİN ALTIOK|


Fon Müzik :

Metin & Kemal Kahraman - Ferfecir