Etrafıma bakıyorum da ne çok kalabalık var..
Bazı gruplar şarkı söylüyor , bazıları geyiğin dibine vuruyor bira şişelerinin takırdama sesleri eşliğinde.
Kumsal da tek oturan benim sanım. Yaklaşık üç saatir burada oturuyorum.
Deniz ve ay öyle güzel sevişmişler ki çocukları olan "yakamoz" a sanırım aşık oldum. Saatlerce öylece onları izliyorum. Hafiften kıçımın üşüdüğünü hissediyorum ama kalkmak istemiyorum..En fazla cırcır olurum!
Ne güzel parıldıyor mavinin koynunda.
Oysa gözlerin benim gökyüzümdü. Bu kadar bonkör olduğunu bilmiyordum.
Gerçi iyi de etmişsin. Burada ki yakamoz zararsız.
Sana olan sevdam / sevgim hep yasaktı değil mi..
Gözlerin gözlerime değince bataklığa dönmüş yüreğim yeşerirdi. Kurbağaların yerini kelebekler alırdı..
Ama iyi oluyor böyle. Pişman değilim..
Yalnızlık , deniz ve yakamoz hiç de fena sayılmaz.
Ben mutsuzun mutlusuyum..
Yeni cenarasyon ne saçma şarkılar söylüyorlar öyle. Üç saatir biri bir türkü söylemez mi bee!
Söyleseler ya Neşet Babadan ; " sen orada ben burda / ömrümüz geçti böyle.. "
"Seni özledim" demeye korkar oluyorum bazen.
Uzaktayım şimdi; senden , kokundan , gözlerinden..
Gözlerin demişken ; sol kaburgamdan bir parantez açmak isterim..
Önceleri kokunu unuttuğumda kendime çok kızmıştım , çok bağırdım ama dayandım / alıştım.
Pis diktatör bir yüreğim var , sana gelen sokaklarıma bir bir bina diktim..
Engel olamadım Memleket Gözlüm beni affet..
"Seni özledim.."
27.08.2013 / Altınoluk