1 Ağustos 2012 Çarşamba

Son defa ' yenildim' sana


Hep avuturdum ya kendimi unuttum diye..
Kalpte bâki kalan akıldan gitse bile unutulmuyormuş bunu bugün anladım..

Bugün gördüm seni , taşındığınız yere bir daha geleceğin aklıma gelmezdi. Seni orada göreceğimi bilsem oradan geçermiydim bilmiyorum..
Kilo almışsın , e anne olmuşsun olsun o kadar değilmi..
Mutlu gördüm seni 15 saniye bile olsa.
Yolun ortasında arabadan inip sana bakmaya başlayınca , heleki arkadan bana gelen kusursuzca küfürlerden sonra istemdışıda olsa gördün beni..
Umarım o pis geçmişim , geçmişin aklına gelmez. İnsan geriye bakarsa ileriyi göremez değil mi ? bu lafı bana sen demiştin hatırladın mı..

Zordu be..
4 sene ömrümü sana adadıktan sonra başka tenlerde avunduğunu görmek , bilmek beni hergün öldürmüştü. senden sonrada öldürdü toparlayamadım kıçımı.. hastalandım hastanelerde yattım
İşimi , gücümü , ailemi , arkadaşlarımı her şeyi bir kenara attım.. kimseye söyleyemedim seni sevdiğimi. Ve neden sevmemem gerektiğini..
Ne olurdu ki böyle olmasaydı ?
Ne olurdu o pis ortamdan uzak dursaydın..
Kalbime filizlerini yeni yeni serpmiştim oysaki , öyle çabuk büyümüştün ki koca koca çınarları söküp atmak zorunda kalmıştım içimden..

Hep seni sorup durdular ilk zamanlarda..
Hep lafı değiştirmeye çalıştım , kimseye diyemedim hep içime salladım..
Yalandan gülmeleri kahkahaları patlatıp durdum en dozajı yüksek şeklinde , bilirsin işte..

Bugün o 15 saniye bana saatler gibi geldi , arkamdan edilen küfürleri duymadım bile.
Seni gördüğümde tam bu şarkı çalıyordu.. bir ara nefes almadığımı hissettim , hazırlıksız yakaladın beni yine.
Hatırlarmısın , birgün apar topar beni biryere götürmüştün ne olduğunu niye gittiğimizi anlamadan paattt ‘iyiki doğğduuunn’ kendi doğum günümü unuttuğum bir zamandı o zamanlar işte..
Hem aklımın bir yarısıydın hemde diğer yarısı , sanırım kendime ve başkalarına yer bırakmadığın için bu haldeyim..
Senin için çok mücadele ettim , beceremedim..
Ha ama dersen ki bak sonu tam senin istediğin gibi oldu , orası doğru.. Yine öyle bir durum olsa yine seni severdim ve yine senin için senden vazgeçerdim bunu bil..
Seni senden vazgeçecek kadar sevmiştim. Ama filmlerdeki gibi olmuyor ki bu lanet hayat..
Ne olurdu ki mutlu sonla bitseydi bizim hikayemiz ?

Seni birçok kez yazmayı denedim , hepsinde koca koca sitemli cümleleri sildim yapamadım..
Bu seferde silermiyim bilmiyorum ama yine yazıyorum , belki seni içimden dışarıya  atmak beni rahatlatır..
Aşk öyle boktan bir şeydir ki , gelir en mutlu olduğunuz zamanı bulur ve sizi ayırır.
Hep fedakarlık yapmak gerekir ..
O fedakarlığı yapmasam ne olurduki ? daha mı az üzülürdüm bilmiyorum..
Belki sende bende ailelerden kopuk yalnız bir hayat yaşardık , gençtik toyduk henüz.
Ama sen..
Başka bedenlerde başka ellerde başka gözlerde avunduğunu / avutulduğunu fark etmemiştin bile.. Bana hayatın birikmiş halidir çektiğim bu acı demiştin en son..
Ve bir hoşça kal bile demeden gitmiştim..
Sence gidebilmişmiydim senden?
Baksana , kaç saniye geçti hala bana bakıyor gözlerin
Başka birinin namususun artık , temizlendin.. zaten ruhun hiç kirlenmemiştiki senin.
Seni bu yüzden sevdim!

Bu şarkıyı her dinlediğimde etrafımda ne var ne yoksa kırıp parçalıyordum , şimdi sadece bir ah çekiyorum.. sanırım içimdeki o ‘sen’ seni görmeyi bekliyordu.Ve bu şarkının içinde hala sen varsın..görüyorum , hissediyorum..

'varoşların aşıkları gerçek olur çıkarsız
bende seni öyle sevdim , gözüm gibi yalansız..'

Sanki içimden bir şeyler kopup gitti uzaklara.
Acısıyla , tatlısıyla , hüznüyle her şeyiyle yaşanmış bitmiş bir aşk daha uçup gitti yıldızlar ülkesine..

Birgün bir yıldızın bedenine can verip , uzaklara doğru kaçmak istiyorum ışık hızıyla..
Ve beni görenlere sadece temiz dokunulmamış bir aşk hediye etmek istiyorum
Sadece ‘aşk’ , saf ve temiz..
Kirlenmemiş..


‘Yıllar neleri götürdü özümden
Neleri unuttu yüreğim
Selemi kapıldın yoksa İstanbul yamacında
Söyle suçumuz neydi bizim.’

29 Temmuz 2012 Pazar

Elma dersem çık armut dersem çıkma !


Bu üşengeçlik çok kötü bir şey.
Sabah kalktım tam elimi yüzümü yıkıcam baktım sular akmıyor , gittim bir daha yattım anneme seslendim sular gelince beni uyandır da yüzümü yıkayayım diye.
Saat 11 ‘ e doğru vııııızzzzzz sesiyle uyandım ki sineklerin tecavüzüne uğruyorum , iffetim gitti! Bir çırpıda kendimi onların lanet ayaklarından kurtardım ve 2 tanesini öldürdüm!
Sonra suçluluk psikolojisiyle temizlenmem gerektiğini düşündüm. Soyundum her şey tamam laappss sular yokkk !
-Annnnnneeeeeeeeeeeeeeeeeee , hani sular geldiğinde söyleyecektin !!
- E gelince söylicem tamam sen niye girdin diye seslendi.
Resmen hayata isyan ettim o an.. Tekrar giyindim , dışarı çıkacaktım ama çok terlemiştim.
Siz yapıyormusunuz bunu yoksa aranızdaki tek İrlandalı pardon iğrenci ben miyim :\
Önce sol koltuk altımı sonra sağ koltuk altımı kokladım , ter kokmuyorsam çıkacaktım.
Burnuma kötü kokular gelmeyince attım kendimi dışarı..
2007 yılında bir bilgisayar dükkanım vardı 2009 da kapatmak zorunda kalmıştım. Onun verdiği imaj nedeniyle tüm bilgisayar ile ilgili yardımlara-sorulara beni çağırırlar ararlar.
Ver sloganı;
Ailenizin Bilgisayarcısı Tolga ,
Bilgisayarınız emin ellerde!
Bilgisayarcı Tolga
Format bizim işimiz !!

Neyse , arkadaşın yeğene laptop alıcaktık Cevizlibağa Vatan Computer’e gidiyoruz metrobüsle. Benimde toplu taşımalarla bu aralar başım dertte , ne zaman binsem kaza oluyor.
Annem bu durumu nazara bağlıyor , hatta bir ara kurşun döktürelim bile dedi.
Anne geldim 25 yaşına pesss desemde , işi nazara bağladı.. birde sağ ayakla bin dedi bineceğin arabaya .. harbiden de sağ ayakla bindim he..
Yardırdık gidiyoruz , boş bi yer buldum oturdum Bahçelievler durağında 3 tane hatun bindi orta kapıdan bende tam oradayım yekten kesiyorum onları acayip tiplerdi baksan çok kaliteli giyinmişler ama dışı marka içi turşu fıçısı oldukları belliydi konuşmalarından.
Kıl oluyorum lafları yuvarlıya yuvarlıya konuşan hatunlara !
Hele bir telefonu açışı var
-         Alıııoo Aşkuuoomm , tımamm geliyoruz
-         okee byy byy

bunları duyunca birden bi suratım ekşidi , turşu olduklarından mı bilmiyorum.
Neyse ki kulaklığımda çalan şarkı resmen tüm dünyayı güzel gösterdi bana. Resmen uçmuştum ; Metin Kemal Kahraman’dan Ferfecir lütfen dinleyin.
Tam hüznümün doruğuna çıkmışken bu dengesiz kızlardan birinin ayağımı takıldı , ne oldu hiç bilmiyorum laaps elindeki kahvemiydi onuda anlamadım hafif ılık bir şeyi benim paçaya dökmezmii!
Yalan Dünyada varya Yoooooooooooooooooo diye bağırıyor , aynı öyle bağırasım geldi.
Üzerime dökdüğü yetmedi birde ayağıma bastı o daha çok kafamı attırdı..
Hemen 3’ü birden üzerime atıldı diğer ikisi başladı gülmeye üzerime döken rengarenk etekli hatunla uuooyy çok pardon yaa dedi , sert bi bakış attım gülenler sustular tekrar özür diledi bende önemli değil dedim..
Tabi bu arada meraklı metrobüs halkına gün doğdu karmaşadan dolayı , hepsi bana bakıyordu fordcu zannettiler galiba 3 kızın arasından çıkınca..
Neyse , geldik Cevizlibağa tam inicez inmeden tekrar özür dilediler bi göz kırptım ..
Olayın sıcaklığı ile bir şey hissetmemişim ama ulan nasıl becermişlerse tam baldırın oraya dökmüş resmen altıma sıçmış gibi geziniyorum! Pantolon da açık renkli iyimi..
Haydi dedim arkadaşa halledelim o işi , o da hala gülüyor kancık gibi.
Ihıhahhahahah !
Yürürken dökülen bölgeyi kapata kapata gitmeye çalışsamda , döken arkadaş sanata meyilli olmalı ki resmen desenler oluşmuş , bir ressam incelese küçük bir acıklı hikaye çıkarabilir o derece..
-Şurada da görüldüğü gibi ressam arkadaşımız acıklı bir göt hikayesini bizimle paylaşmıiş..

Aldık Samsung laptopumuzuda  çıktık..
Dönüş yolu resmen gözümde büyüdü !
Yine binecektim toplu taşımaya ve kesin yine başıma bir şey gelicekti.. Paranoyak oldum resmen kaşım gözüm oynamaya başladı arabaya binmeden önce.
Bindik gidiyoruz , en arkaya oturdum araba boştu benim oturduğum yerin bir koltuk yanında iki tane amca oturuyordu , arkadaşla yeğeni 3 ön koltuktaydı..
Klimalı yerden güneşe çıkınca benim başım çok ağırıyor , o yüzden çıkardım kulaklığı avel avel bakına bakına gidiyoruz..
Yandaki amcaların muhabbetinede istemeden şahitlik ediyorum..
Eskilerden konuşuyorlar , bir ara hey gidi ne güzeldi o eski Ramazanlar dedi.
Abooo dedim aha sıçtık , ağır geyik başlıyor.
Amcam başladı , bizim zamanımızda böylemiydi..
-İftar sahur zamanı görmediğimiz yakınlarımız , akrabalarımız kalmazdı şimdi nerdeee..
Söylediklerinin çoğunda haklıydı ama artık baygınlık gelmeye başladı her yerde bu muhabbetleri duymaktan , anlıyorsunuzdur sizde beni :)
Yaklaşık 15 dakika eski Ramazanları konuşup durdular. Bir ara harbi harbi bende eski Ramazanları düşünmeye başladım. Neyse geldik bizim o tarafa arkadaşlar eve geçti
Ben Mehmet ağabeyin oraya uğradım iki çaya düşerim açılırım diye.
Sonra masalar dışarıda olduğu için vazgeçtim , niyetli insanlara saygısızlık olmasın diye.. Birde bilirim çaysızlıkta fena koyar insana , ne suya benzer nede açlığa.
Çömdüm Mehmet ağabeyin oraya gülüşmeler filan diğer esnaflarda oradalar dedim katılayım arada iki geyiğe vururum.
Ulan sandalyeyi yanaştırdım tam destur dedik dondurmacı Ramazan abi geldi , peşinden demezlermi Ramazan bizde senden bahsediyorduk ; Nerde kaldı eski Ramazanlar
Pohuhahhahha
Nihunannana
Hahahhaha
Envayi çeşit gülüş işittim, koşar adımlarla eve doğru yol aldım.
Abooooo dedim kaç kaç kaççç ama nasıl hızlı adımlarla gidiyorum eve bir görün ..
Gittim eve sıcaktan mafolmuştum açtım bi donla kaldım duşa girmeye yelteniyordum sularda gelmişti..
Sonra düşündüm kendi kendime.
Harbiden de,
Nerde o eski Ramazanlar ?

28 Temmuz 2012 Cumartesi

Senle ben..



Senle ben..
Bir sahil kasabası gibi..
Yazları ısıtan, kışları hüzünkovan
Denizi aldatan
Yeşili avutan
Havası acıtan
Kaçışı kolay olan ..

Senle ben..
İki kaçak serseri kurşun
Nereye , kime sapacağını bilmeden ilerleyen
Önüne geleni delen
her fırsatta hüzünlenen
ve hep ayrı yollarda ilerleyen..


Senle ben..
İpleri dolaşmış uçurtma misali
Ne rüzgarla baş edebilen
Nede kendi yoluna gidebilen
Rüzgarla savrulan başı buyruk
Ayrı ayrı ama hep yanyana

Senle ben..
Bir bütün bir tam
Her adımı bana çıkan
Her adımda yok olan
..

25 Temmuz 2012 Çarşamba

İssyeeeeaaaannn !

Sevgili dostlarım,
Bugünlerde üzerimde bir uğursuzluk var ki sormayın..
Burç olaylarına filan pek takılmam ama geçenlerde denk gelmiştim , Yengeç burcu olanlar dikkatli olsun bazı olumsuzluklarla karşılaşacaksınız yazıyordu.. Ama bu kadarını beklemiyordum yahu , 10 gündür neye el atsam boka sarıyor : )

Salı günü Aksaray’a gitmem gerekti. İETT ‘ ye bindim gidiyorum.. İstanbul kartıma para yükletmiş olmama rağmen yetersiz bakiye dedi ibine , acelem olduğu için inmedim , iett halkına seslendim birinin kartını kullanabilir miyim diye ( kii biri bana basabilir mi demedim bu sefer  bknz:benzinci muhabbeti) kimse iplemedi bile , ulan sanki kartını biyerime mi sokucam fazlasıyla paranı vericem nasıl olsa versenize !
Neyse , baktım kimse ses etmiyor bir sonraki durakta indim inerken içerdekilere kalayladım.. Hemen gittim akbil dolum yerine ulan baktım 20 TL cillop gibi duruyor orada
Hay senin gibi arabaya dedim ! acelem varya illa bir ibnelik çıkıcak anasını satayım..

Bir sonraki Aksaray arabasına tekrar bindim , bu sefer kartta sıkıntı yok. Tam Şirinevler durağının oradan çıkarken soldan bir kamyon bir gömdü şöförün tarafına
Laaaapppsss
Direk başladılar , yok sen hatalısın yok o hatalı yok kıl yok tüyy
Oyyy dedim siktir et atla taksiye git..
Bindim taksiye , yekten taksiciyi kesiyorum ulan hayatımda ilk kez bu kadar sessiz ve sakin taksici gördümmm dememle taksici ağabey başlamazmı..

Bak bu mına kodum iett’leri hep böyle yapıyor , bak şimdi bakk nasıl önüme kırıcaklar !
Ağabey dedim az yavaş , koca arabaya vursan bişey olmaz olan bize olur..
Hey gidi ben profesyonel şöförümde biliyorum bunların ibneliklerini bak şimdi dedi ve işte son hatırladığım oydu..

Sağdan duraktan iett çıkıyor sola sinyali vermiş kafayı çıkardı. , soldan bir iett hızla geliyor ileridede  bir araç tali yoldan ana yola bağlanıcak direk önümüze hızlıca geliyor..
Normalde burada yapılması gereken nedir , yavaşlamaktır değimli ?
Ulan adam bir bastı ikisinin ortasından , hani o ikisinin arasından yırtsak diğer araca o hızda kesin gömeriz.. Ben direk kendimi büzmüş bi şekilde ayağımı torpidoya dayadım camdan fırlamıyım diye , yavaaaaaşşş amkkk laaannn çıktı ağzımdan en son gözler kapalı !
Bir baktım nasıl olmuşsa sıyrılmışız aradan .. tam derin bir ooh çektim ki ağabey birden fren yaptı , yolda tek şerit arkamızda iki iett..
Ne yapıyorsun abi dedim gitsene..

bak bak şimdi devirleri düşecek ibnelerin amk dedi..
Yav çek sağa , başlatıcaksın şöförlüğünden dedim . Taksimetre 7 lira yazmıştı 10 lira verdim para üstü almadan gittim.. sonradan o 3 liranın pişmanlığını yaşadım.

Neyse , o günlük daha bir olay yaşamadım ama ertesi gün ve ondan sonraki gün , aynı adam 3 günde 2 kere hepde yan yana giderken bayıldı.
Ulan her seferinde de millet gelmiş bana diyor ki ne yaptın adama !
Vay arkadaş , ben ne yaptım adam nasıl oluyorsa 2 günde 3 kere gelip benim yanımda bayılıyor..Aynı günün akşamı (Perşembe) eve geçiyorum , merdivenlerden çıktım o sensörlü ışığımızı hareket ettirebilmek için iki dans ettim anca yandı ışık.
Tam oturduğumıuz kata geldim kii
Takk,tukkk patt sesi.. noluyo lan demeden tam sağ omzuma kedi bir atladı , arkadaş gün içerisinde yaşadığım gerginlik zaten mafetti beni , birde kedi atladı resmen sıçtım altıma korkumdan !

Ve gel gelelim bugüne..
Bir Amerikalı olsam herhalde şöyle derdim;
Ahh ulu Tanrım , beni sınıyormusun..

Sabahın köründe kalkıp İstanbul tıp fakültesine gittim Çapa’ya kontrolüm vardı. 4. kattaydı gideceğim yer , 4 kişilik asansöre 5 kişi bindik .. Bi kat yukarı çıktık , asansör durdu biri daha binmeye yeltendi..
Birader dedim , zaten 4 kişilik asansör bekle az sonra gelir..
Yaa abi dedi ben hep biniyorum bişey olmaz .. Herifte benden temiz 5-6 yaş büyük bana abi dedi baştan kıllandım
Neyse bu söylene söylene bindi asansöre.
Ulan herif zaten net 150 kilo var.. asansör 1 bucuç kat çıktı , laaappss tam ortada durdu kaldı..
Al işte dedim şimdi buradan yak..
Cama takk takk takk !
Bir hatun sesi ; güvenliğe didiiikkkkk
Teyzenin biri hızlı hızlı nefes alıp vermeye başladı belli ki fenalaşıyordu , ulan onu öyle gördüm bendede bir daralma başladı , götümden ter süzülüyor hemde nasıl..
Ondan sonra duyduğum bir sesle film bende koptu..
Tam sağımda o sonradan binen dürzü demezmi , ağabey geçende böyle bozuldu ya hallederler şimdi korkma..
Önce bi gülümseme patlattım , çocuk ter kana batmış
Birader dedim tüm samimiyetimle bir şey sorabilirmiyim sana
Sor abi dedi
-Cenabetmisin dedim gayet nazikce.
-Yok abi niyetliyim dedi.
-Neye niyetlisin dedim istifimi bozmadan cevap vermedi.
O an varlığından bile haberdar olmadığım stajer hemşire gülme krizine girdi , hoşuna gitti zağar..
Neyse asansörü açtılar , tam kata denk gelmediği için aşağıda kaldık biraz mecbur destekli çıkıyoruz..
Kendimi bir an Titanic’deki kurtarma sahnesinde zannettim önce bayannlarrr önce bayanlarrr diye seslendim işi geyiğe vurarak..
Çıktım asansörden kendimi tuvalete attım , resmen sırılsıklam oldum terden dedim bi yüzüme su çalayım ..
Tam girdim , bi küçük suyu döküyordum ki kapının arkasındaki şu yazıyı gördüm :

-         Osurmadan sıçana 37 ekran Full HD televizyon..

İsssssyeeeeeaaaannnn diye diye olay yerini terk ettim..
Şuan evimdeyim ve gayet iyiyim.
Evet , yaşıyorum !