19 Mart 2013 Salı

Gençliğimin katili part 6 : "İdris Abi"




Yazacak bir sürü şey planlayıp yazıya bir türlü girememenin sıkıntısı içindeyim beş dakikadır , şuan o sıkıntı hali gitti biraz daha iyiyim.

Bugün eve doğru geçerken bir grup çocuğun ellerinde top , yana yakıla boş yer aradığını gördüm top oynamak için. Şanssızsınız be koçlarım , boş araziyi bırak üç dört ağaçlık yerleri kesip, hemen bir artı bir evler dikiliyor onların yerine.. Sanırım kendimi “şanslı” olarak tabir edebileceğim tek konu bu..

Mahallemizde de çevremizde de bir sürü boş arazi / düzlük vardı arkadaşlarla top oynardık. On iki yaşındaydım. O zamanlar okuldan çıktıktan sonra mahallemizin marangozuna gidiyordum. Marangoz diyip geçmeyin çok saygı duyulacak bir iş , çok yorucu çok emek isteyen bir iş. Ben genelde taşıma işine bakıyordum , kesme biçme biraz daha tecrübe gerektiren şeyler ki Salim ustanın dediğine göre benim bileğim yatkınmış böyle işlere.

Tam akşam çökerken bütün mahallenin çocukları toplanır aralarında maç yapardı , ben elimde kereste onları izlerdim. O izlemenin verdiği huzur mu desem huzursuzluk mu desem çok tuhaf insanı alıp götürüyor uzaklara. Neyse ki bu eylemim çok uzun sürmüyor, her dalıp gitmemde Salim ustadan kafaya bir şaplak ya da göte bir tekme yiyodum “ hadi len pezevenk uyuma taşı şunları “ … İş çok yoğundu yeni yeni siparişler almıştık ve biten malları mecburen teslim ediyoduk. Bigün caddenin sonuna doğru bir eve ahşap birkaç malzeme götürdük Salim ustanın oğluyla İdris ağabey. Bak aklıma geldi ulan İdris ben senin tipini sikeyim pezevenk! Senden on yaş küçük birine her saat başı tipini siktiğim denir mi , yavşak! Ulan nasıl yer etmişse içime .

Vardık eve , ben üç tane sandalyeyi kaptım çıkartıyorum yukarıya ikinci kata , kapıyı tık tıklattım bir kadın açtı kapıyı öyle dondum kaldım. O yaşımda niye böyle olmuştum hiç bilmiyorum öylece baka kalmıştım ona.. Çok güzeldi ya , halâ dün gibi aklımda..
Gözleri ceylan gözü , burun dersen fındık gibi, bir güzel gülüyor ki…….
“Şöyle içeri getir canım dedi “ bendeki şaşkınlığa takılmış bir ses tonuyla.
“Diğerlerini İdris abi getiriyor abla diğer üçünü yarın ben getiririm” dedim. Ve gördüğüm o en güzel gülüşün gamzelerini görünce nasıl dalmışsam kafamı okşayarak “ağır gelir sana hepsini sen getirme dedi.” Boş dururmuyum ?

Akşamı zor ettim . İşten çıktıktan sonra arkadaşlardan gelen türlü türlü gezme / tozma teklifini reddettim. Ulan daha oniki yaşındasın o kurduğun hayaller ne öyle. İki elimi kafamın arkasına atıp tavana baka baka onu düşünüyordum. Aradan geçen onüç sene hala o bakışları aklımdan çıkarmadıysa bir insan hakikaten çok bakıyordur..
Okuldan sonra hemen attım kendimi dükkana , ve her zaman ki gibi “geldi yine tipini siktiğim” gibi mütevazi bir karşılamayla dükkana ayak bastım. Salim usta seslendi uzaktan ;
“Oğlum o kafandaki jöle ne kime artislik yapıcan git yıka şunu saçın başın batmasın”
“ Usta okul için yaptım sabah saçımı şu sandalyeleri götürüp getireyim de öyle yukarım”
Kaptım üç sandalyeyi götümden nefes ala ala götürüyorum , kalbim güm güm güm yerinden çıkacak anasını satayım. Gittim kapıyı o açtı yine , üst baş toz toprak olmuş ama saç jöleli..
“Şey sizin sandalyeleri getirdim de”
İçeri davet etti beni , aynı odada duruyorduk ulan çok güzeldi be.. Nasıl dedim bilmiyorum “adın ne senin” diye sordum ,
“saçların ne güzel olmuş senin , sen mi yaptın ? “
“şey ben adını sormuştum da”
Muazzam bir gülümseme sonunda , “ Adım Bahar , ya senin ? “
“ tolga benimde tolga “
“Hadi bakalım ellerine sağlık Tolga’cım çook teşekkürler”
Kafamda uçuşan kelebeklere aldırmadan dükkana doğru gidiyordum..
Dükkana gittiğimde İdris abi aynen şöyle dedi
“ Oradamıydı la o gacı “
“ Hee oradaydı ne yapcan “
“ Ulan kaymak gibi garı ne kayarım ona biliyormusun “
“ Abi deme öyle sanane , git bak işine “

İdris ağabeynin o ağzından çıkanlar benim hayallerimi bir çırpıda soldurmuştu. Neden kaymak istemişti ki ona ? Çok güzeldi lan!
O günden sonra hergün kafam joleli geliyordum dükkana . İdris abinin Bahar’la olan fantezilerini dinleyip geçen 2 haftadan sonra İdris’e keresteyle dalıp işten ayrılmıştım. Mahalleden arkadaşlara da beni sordurtmuştu iki gün denyus , koca cüssesiyle beni kovalasa ne olur anca arkamdan bağırır “ kaçma lan yarraaam “

İdris abinin o dengesiz hayalleri yüzünden Bahar’a hep çekimser yaklaştım. Hayatımda ki en güzel gülen insan olarak sol mememdeki yerini hala koruyor.
Onu en son ikibinaltı yılında Bakırköy carusselde görmüştüm . Benden yaklaşık onbeş yaş büyüktü ama yıllar gamzesini hiiç ama hiç soldurmamıştı..
 ve bir şiir yazmıştım..
İşin güzel yanı yıllar sonra birbirinizi görseniz bile , sen hala öyle utangaçlıkla ona bakarsın oda hala o küçük çocuğu sever gibi sana kısık gözlerle buğulu bakar..

- TOZLU YAPRAKLAR -

Toz dolu anısı çocukluğumun.
Elleri gibi yüreği küçük
Sokak köşesi kadar içten

Seni görüyorum o köşeden
Yapraklar gizliyor beni
Yollara sövüyorum
Alıp götürürken seni

Gözlerin değiyor yine
Ellerim büyüdü sen bilmesen de
Her mevsimi Bahar bilsem de
Son Baharım sendin
Gözlerin tozlu
Bakışların yaprak yaprak
Ha döküldü
Ha dökülecek..

t.yazıcı
2006 Mayıs


 Dün öyle denk geldim yılmaz erdoğan’ın şiirine ..
Tebessüm ettirdin beni yine Bahar,
Zalım Bahar..

26 yorum:

  1. dostum hem soruyu sormuş hem cevabı vermişsin '' İdris ağabeynin o ağzından çıkanlar benim hayallerimi bir çırpıda soldurmuştu. Neden kaymak istemişti ki ona ? Çok güzeldi lan!'' :)

    şiir fena ama. ilk iki kıtasına bayıldım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı kadınlar öpmeye bile kıyılmaz ya hani aynen öyleydi be :)

      Sil
    2. kıyılmamasından dolayı değil yaşından dolayı o. tanımasak seni yutturcan.
      çapkınnnnnn :D

      Sil
  2. güzel bir anı olmuş. şiir pek güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşlik ettiğin için teşekkür ederim..

      Sil
  3. aklıma cem karaca dan tamirci çırağını dinlemek geldi ya...gerisini sen düşün artık...hoşbulduk.:)))

    YanıtlaSil
  4. :))
    demek öyle baharlı bir anın var
    bu baharlarda şeytan tüyü var ama
    idris abi de tam dövmelik bir adammış
    bir de şiir çok güzel yaaa
    yüreğine sağlık,şarkı için de teşekkür ederimmm:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Var ya Bahar hep bulur beni :)
      bilmukabele..

      Sil
  5. Tolgaa çok sevimli bir anı bu. :)) İdris abi de şu an kimse bulalım toplu olarak sopalayalım bence haketmiş o. :) Şiir de çok hoşmuş! Çok masum kiii :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burcuuuu :)
      teşekkür ederim çok çok.

      Sil
  6. Ne Bahar'mış.. Sol yanında hala yeri var. Bahar'ın haberi olsa bu yazdıklarından, hislerinden nasıl hissederdi kendini acaba? Hem şaşırır hem de mutlu olurdu sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimizin vardır yüreğinin en toz almaz yerine sakladıkları. Zamanı geldimi yerinden çıkartıp , iki tebessümü sek atıp tekrar yerine bıraktığı..

      Sil
    2. Yoruma cevabın bile şiirsel ne adamsın sen Tolga :)))

      Sil
    3. Ahh sen ve beenn loreloyyloyy :d

      Sil
  7. Pek bi tanıdık geldi hikaye tolga. Yakın geçmişime çok yakın.

    Çok iyi !

    YanıtlaSil
  8. Film gibi yaşadıkların ne hoş. "Bazı kadınları öpmeye kıyamazsın" bu yaşadıklarından da hoş :)

    İdris Abi dediğin adamın adını ağzına almaya değmez ya, tüm kötü hislerimle anmış olayım.

    Şiir çok güzeldi Tolga, çok güzel :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatımı yazsam roman olur geyiğine girip bunalıma sokmak istemiyorum seni :d.
      teşekkür ettim cancan.

      Sil
    2. O romanı ilk alan olabilirim...

      Tolgacan.

      Sil
  9. yazılanları okurken yaşamak bu olsa gerek:)
    vay be ne baharmış:)

    YanıtlaSil
  10. bahar ne güzel.
    bahçemde çiçekler açıyor
    bethoven kulağımda
    yüzümü rüzgar öpüyor

    YanıtlaSil
  11. İdris Abi'ye değil de ben direk şarkıya odaklandım kusura bakma,
    Soner arıca çok severim de :)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yazan da iyi yazmış ama :)
      yılmaz erdoğan'dan bahsediyorum :d

      Sil