1 Haziran 2015 Pazartesi

Farzedin ki Alengirli Bir Başlık


Haydi, bir türkü söyleyelim
Susturulmuş türkülerin, en garip güftesiyim.
Bir tel versen, bir el
Duvara asılı bağlamanın hüznü bende ki..
Hiç unutulmamış gibiyim,
Hiç unutulmayan, hiç unutmayan;
Bütün hiçlerin katiliyim…
Arsız bir köpek gibi sevişiyorum iki durak arasında
İki dudak değse gökgürültüsü kopacak, biliyorum
Açılan şemsiye kapanmaz diyorlar
Yağmur da inceden bindirecek sanki,
'Durma kendini hatırlat' diyordu şair;
Ekliyordu - durma - göğe bakalım
Islanmakta aşka dahil mi?

Yoksa hiç yağmur sonrası doluya yakalanmadın mı?
Hiç uzaktan bakmadın mı insanlara,
yahut hiç kendinle sohbet etmedin mi?
Deli miyim ben, neyim
Sahi ben neyim?
Boş tren vagonunun uğultusu var kafamın içinde
Ağlayan bir çocuğun,
burnundan süzülen sümük gibi pervasız bu aralar zaman;
akıp gidiyor..

Unutulmuş muydum?
Bilmiyorum, unuttum gitti…
Hadi kalk bir çay içelim,
Sokakların ensesine işeyip
Dönülmez yolların tam köşesinde sevişelim

Çay diyorum, çay
Yalnızca çay içtiğimiz için sevişelim
Bir çay kaşığı yalnızlığına bürünüp
Kaderin bütün demlerini içimize çekelim
Sokakların dili / dini olmaz; demiştin
Haydi sokakları aşındırıp denize girelim
Boy veriyorum, izle beni; boy
Öfkem denizi aştı; boğuluyorum..
Bir el ver / bir ses
Kaderim kumdan yazılmış, demiştim.
Doyumsuz sevgi arsızları tarafından çekildi tüm hakikatlerim

Şimdi hakikatli bir şiirin
En görünmez gölgesine koşan
Firari kaçaklarız..
Gidemeyen adımlarımıza inat
Dört nala koyveriyoruz boşvermişliklerimizi..
Saati karanlığa ayarlamışız, vakit çok geç
Geç mi kalmıştık biz
Biraz da unutulmuştuk
Sahi, burası neresi?
Hayat bir vapur sireni kadar kısaydı halbuki
Şehrin kalabalığıydı,
Şehrin küfrü, korkusu
Bir martı ve bir simitti
ve beklemek hiç bu kadar yorucu olmamıştı – kalan vakti -

Sahiden biz kimdik?
Nereye gidiyorduk..
Adımlarını dinginleyemediğimiz
Atlar fingirdiyor kafamızın içinde
Koş ki yetiş diyor hayata
Koş o geç kalınan sonbahara..
Geç kalmışlık boktan demişti saatçi
Pili bitmiş bir zaman tünelinin mevsim geçidi yüzümüze vuran
Ben o sonbahar durağında inmeyecektim

Bitmez zannettiğimiz gecelerin koynuna teslim ettik kendimizi
Son plakta susunca
Bütün renklerimizi yitirdik
Ah Tanrım..
Hiç bu kadar ölmemiştim.

Şimdiki kadehim yarınlarımıza demişti kadın.
Susmuştuk..
Sahi, neresiydi orası?

t.yazıcı
30.05.2015
kadıköy iskelesi

22 yorum:

  1. başlıkta seçilen kelimelerde harika!
    yüreğinize sağlık..
    sevgilerimle,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler
      Sevgiler benden..

      Sil
  2. Daha yeni çay demledim.
    Kara çekirdek de var. Hani çitleyince elini, dudağını simsiyah boyayanlardan...

    Evin manzarası da fena sayılmaz. Ağaçlar, nehir, rüzgar...
    Bence seversin.
    Az önce kırlangıçlar havalandı bizim buradan.
    Evin adresini getiriyorlar sana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Heyecanlandıım!
      Bekliyorumm, çabuk,çabuk,çok çabuk getirsinler:)

      Sil
  3. Çay içmeye eyvallah tamam. O neydi öyle geçen başlıkta seviştik mi falan, töbe töbe ya. Muhafazakar yapımıza ters bizim böyle şeyler. Amisterdam'da mı yaşıyok gardaş! Gerçi bu başlıkta da var biraz dokundurma ama görmezden geldim. :P

    Eline sağlık, güzel bir çalışma olmuş bu arada, onu da es geçmeyelim. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inceden bir homofobiklik sezsem de arada ki dokundurma betimleyişlerin gözümden kaçmıyor Özgür (:
      yastık diyorum yastık
      o kadar da değil daa:)

      Sil
    2. Homofobi mi? Yov dostum yov, kimsenin cinsel kimliğiyle bir sorunum yok da kendi cinsel kimliğimi koruma derdindeyim şu an. :P Neyse, yastık önemli, kaz tüyü yastık olsun bari. :D

      Sil
  4. blog açıcam hayatınızı karartmamak adına dönmeyi askıya alıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hoşgeldin Duygu, her zaman beklerim :)
      çok açma arayı

      Sil
    2. Gittim mi ki gelim uzaktan ağrı burdaydım zaten köşeye çekilmeye ihtiyacım vardı :)

      Sil
    3. http://bnktakigozyaslrm.blogspot.com.tr/

      Sil
    4. arada nefes almak istiyor insan, haklisin

      Sil
  5. Ulaaann!bu gece içmem, okurum tekrar tekrar şu satirlari yeter...yeter mi gerçekten? Koy saki, bir kadeh daha yaz...şerefe...

    YanıtlaSil
  6. Tolgaaaaaaaaaaa

    Azıcık eski yazılarını karıştırdım. Bir yazında ameliyat olacağım, sanırım yazmışsın. Oldun mu ki? Belki iyileşmişsindir. Sana bir sır vereyim mi? Narkoz acayip kafa yapıyor. Hatta belli bir süre geçtikten sonra garip bir burukluk bırakıyor ruhunda. Narkozluyken bütün algılar kapanıyor diyorlar ya, yok öyle bir dünya. Her şeyi o kadar net hatırladığım başka bir an yok.

    Ameliyat olduysan, geçmişler olsun. Hadi kaldırıma çöktüm, seni bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu son olsun.. diyerek bayılmışım
      uyandığımda elimi açamadılar, nasıl sıkmışsam; bu son olsun diye diye.
      bu dünyanın ben geçmişini sikeyim..
      teşekkür ederim, toparlanmaya çalışıyorum.
      siyah çekirdek benden bu sefer

      Sil
  7. her bir satır, bir yerlere değiyor, dokunuyor insana..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne mutlu bir şeyler hissettirebildiysem..

      Sil
  8. haydi bir çay söyle de içelim :)
    ne güzel yazmışsınn kitap ne durumda ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sesim güzeldir hakket iyi söylerim :)
      koldaki problem nedeniyle pek ilgilenemedim, 3 yere yolladım 2ü de 6 aya ancak dönüş yapıyoruz dediler, üç ay oldu işte; bakalım :)

      Sil
    2. :)) güldürdün beniii
      hayırlısı olsun bekliyorum :))

      Sil