14 Ekim 2014 Salı

Kabak Yelleri



Kafamın içinde sıkışıp kaldım son zamanlarda. Ne düşünebiliyorum, ne düşündüğümü söyleyebiliyorum. Zaten bir sikime yaramayan biriydim, şimdi hepten saçma sapan biri oldum. Yaşımın gerektirdiği hiçbir şeyi yapmıyorum. Gerçi bu kuralları koyana diyeceksin bunu!... Banane arkadaş, ben doğmadan önce siz kuralları yazmışsınız, benden niye uygulamamı istiyorsunuz bunları?
Kuralları koyarken bana sormadıysanız, benden de bu kurallara uymamı beklemeyin. Koyayım hiyerarşinize, koyayım mutlu gibi görünmeye çalışan mimiklerinize!

Sahi, benim yaşım neyi gerektiriyor ki? Düzen mi lazım, çılgınlık mı? Ya da ortası mı? Neyi yapsam düzelirim?
Cumaya gidip, bir saat sonra rakı içsem yavşak mı olurum? Ya da seviştikten sonra abdest almasam?
Amaaan!... takıldığım şeye bak. Sanki her dakika abdestli geziyorum. Sus lan cenabet pezevenk! Lan olum nasıl sevişiliyordu unuttum. Bir tek işemeye kullanıyorum bu mereti. Dili olsa da konuşsa, o da isyan eder her şeye. Beni niye senin vücuda monte ettin der! Ulan çok duygulandım şuan, ne hayırsız vücudum var. Sus! Konuşma.. Yaşımın gerekliliklerini düşünüyorum şuan. İlkokul arkadaşım evlenmiş, bebeğinin pipisini çekip yollamış. Ulan ilk önce anlayamadım kiminkini yolladığını, arayıp fırça atacaktım, şu vatsapı kullanmayı bi öğrenemedin yeter artık diye. Geçen de yengeye iç çamaşır takımı almış, gitti bana yolladı resmi. “Olum rehberden karıştırıyorum diyo” karısı “aşkım” diye kayıtlı ben “angus” diye. Bu lakabı da o’na ben taktım, döndü dolaştırdı bana yerleştirdi pezevenk. Neyse, sonra dikkatli bakınca anladım, bebeği Hüso’nun taşaklarıymış o. Arkadaş ben ne bileyim! Hiç bebek taşağı incelemedim ki. O neydi öyle dinazor taşağı gibi. Gerçi ben hiç dinazor taşağıda incelemedim. Bak bana kızmayın ama.. Sonuçta bir bebeğin taşağından bahsediyorum. Büyük müyük, dert değil. Sizin de bebeğniz olunca siz de bebeğinizin taşağını millete atacaksınız. Bana atmayın ama, hiç hoşnut kalmadım.

Neyse, çok uzatmıyayım. Zaten ne diyecektim unuttum. Ne diyecektim ben ya? Bak şimdi aklıma gelmese çatlarım ha. Ohooo. Yazınca aklıma gelir diye bi ton bi şey yazdım buraya, şimdi sildim. Demek ki yazınca aklımın çalıştığı tezimde yanlış. Benim kafam hiçbir zaman çalışmıyor. Geçen sayılı okey oynuyoruz. Elimde altı sayı kaldı. Beş katı yiyecektim. Altıyla beşi çarptım, otuzbeşi buldum. Makaramı yaptılar, ilkokulda ki matematik öğretmenime sövdüler. Aralarından biri bel altından sövdü. Sonra erkek olduğunu öğrenince, utandı mahçup oldu. Odaklanma sorunum var. Belki de hakikaten ben bir yazının karakteriyim. Yazdığım hikayede ki deli yazara dönecek sonum. Her sabah vücudumda duyduğum o tükürük kokusu belki de benim sayfamı çevirmek için ıslatılan o parmağın kokusu. Bilmiyorum… her şey birbirine girdi.

Bu blog ortamında kıramayacağım kişiler var. Onlardan biri beni mimlemiş, ama o sorular hoşuma gitmedi. İkibinonbeşten beklentileriniz diyordu. Benim hayattan hiçbir zaman bir beklentim ya da isteğim olmadı. Çünkü olduğu zaman, yani ufak da olsa niyetlendiğimi gördüğü an şemsiyeyi boşaltım yerine en güzel şekilde sokuyor, biliyorum. Bak az yanda şemsiyeyi götüme sokuyor demedim, boşaltım yerime dedim. Daha bi cafcaflı oldu değil mi? En azından küfür etmedim. Hı, onu yapmayacağım ama bir üstteki mimi hoşuma gitti, onun da müsadesiyle o soruları cevaplayacağım.
Müzik denildiğinde aklınıza gelen ilk kelime?
Kaçış

Hiç müzikten bıktığınız oldu mu veya dinlemeye ara verdiğiniz?
Müziksiz olmaz ya. Sağ olsun, var olsun her zaman.

Hayatınız boyunca hayranı olduğunuz bir ses sanatçısı oldu mu? Posterlerini odanıza astığınız fan dediğimiz türden yani.
Oldu tabi ki. Daha anne baba demeden, Ferdi Tayfur’un “bana sor” şarkısını söylemişim ben. “mana noor” demişim, rahmetli babaannem hep derdi küçükken bile nasıl Ferdi Tayfur’un şarkılarını dinlediğimi. E her ergen gibi bende orta okul dönemlerimde biraz rap dinledim.
Sonra aklımın biraz biraz kesmeye başladığı vakit müzik ve sanatçı tercihlerim daha da belirginleşti.
Yusuf Hayaloğlu ile tanıştım, o’nu babam yerime koydum. Daha fazla Orhan Gencebay dinledim. Ahmet Kaya’yı sindirdim iyice yüreğime. Erkan Oğur var, belki de ruh denilen bu nusubeti dinlendiren bir o var.
Ve tabi ki benim için en önemlisi ve en değerlisi; Neşet Ertaş..

Kitap okurken müzik dinler misiniz?
Yok ya kafam karışıyor.

Çok klasik ama yine de sormak istiyorum sizin türünüz hangisi?
Tür kavramım pek yok, müziğini beğendiğimi dinlerim. Ama hareketli müziklerle aram pek yoktur.

Asla dinlemem dediğiniz tarz var mı?
Yukarıda da dediğim gibi, hareketli parçaları pek tercih etmem.

Size bir şarkıcı olsanız kim olmak isterdiniz desem?
Hiç kimse.

İmkanınız olsa ülkemizde müzikle ilgili neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz?
Ohoo kim uğraşacak onlarla. O kadar çok şey var ki değişmesi gereken..

"Bu şarkı benim!" dediğiniz bir şarkı var mı?

Tvlerde bol bol yayınlanan Talk show programları hakkında ne düşünüyorsunuz? özellikle sunucusunun ses sanatçısı olduğu programlardan bahsediyorum.
Okan’ın Zaga’lı zamanları güzeldi. Her şey popüler kültürün esiri olmuş. Doğal bir şey görmedim mi uzaklaşıyorum konulardan, her şeyden.

Kim şarkı söylemesin sorusuna vereceğiniz ilk isim?
Demet Akalın

Sevgiler.

31 yorum:

  1. Başlık çok iyi ya : D Ben de hareketli mmüzikleri seviyorum yavaş olunca müzik sıkıyor sanki biraz :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      e herkes bir olacak değil tabi ki

      Sil
  2. Merkürden o merkürden, sakinleş, geçecek..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimin nesi bu merkür, çekelim hizzaya, akıllı ol diyelim.

      Sil
  3. "Mana noor"a güldüm diye evde deli damgası yedim iyi mi? İyi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ohoo sen sadece o'na deli damgası yediysen, ben çoktan gitmişim o zaman :d
      delilik iyidir iyi :)

      Sil
  4. tükürük kokusuna bir çare; duşta yap ne yapacaksan :p, düş perdesini aralaman için parmağını ıslatmana gerek yok ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tükürüğe alıştırmamıştım halbu ki :p
      yok zaten, sadece yönlendirildiğimi hissediyorum (:

      Sil
    2. Nerdesin sen ...herif?! Bak sana bi trip atarım mimli olur, yahu soluğunu duymayı özledim, bu mimi ben de yaptım, bi oku, bi dinle sesimi(!), sonra karar ver bağlamanın teli miyim değil miyim diye! tamam tükürüğü anladım,ama fazla kurcalama, bozarsın :D

      Sil
    3. Sen benim güzelim mimi mi yapma, git ellerin mimini yap, pes! ;)

      Sil
  5. Bence kızıl ay dan kaynaklanıyor, hepimizi çok etkiledi.. Duygu değişimleri yaşıyoruz..;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim kızıl ay demek ki epeydir tepemde geziyor. bi yirmi altı yıl kadar (:

      Sil
  6. Demet Akalın +1.
    Onun da 90'lı yıllarda Sebebim'i vardı, hala gizli gizli dinliyorum kimse duymasın çok utanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şşş tamam aramızda, sakin ol.
      Zamanında Serdar Ortaç'ın Bilsem ki şarkısı eşliğinde bira içmişliğim var. Sırlarımız karşılıklı :( :)

      Sil
  7. yaşın gereklilikleri, toplumun baskıları, sonra onlara uymadığında yaftalanmalar.. bitmez..
    en iyisi hissettiğin gibi yaşamaya çalışmak, dayatılan veya sınırlandırılmaya çalışılan bir gidişata rağmen..

    tedirgin çok iyi ve tabii neşet ertaş..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bunca yıl öyle yapmaya özen gösterdim. düşündüğüm değil de, hissettiğimle yaşadım, kendimi öyle yönlendirdim.
      neşet baba.. selam olsun

      Sil
  8. Çok güzel bi yazıydi aldı götürdü resmen...
    Bu arada ben de kendimi ifade edemiyorum gerçekten de kafamın içinde tıkılip kaldım ne yapsak sövsek işe yarar mı?
    Çocuk pipisi yerine profil fotoğrafına stüdyo da çekilen düğün öncesi fotoğrafını koyanlara bi anlam veremiyorum :D
    Son olarak da Neşet Ertaş candir diyorum emeğine sağlık çok güzel bi yazıydi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin, seni yeniden burada görmek güzel.
      İfadesizlik olayını beyninde olan fazla yüke bağlıyorum ben. yani fazla kelime. kafamızca milyonlarca kelime var ve söyleyeceğimiz zaman bir cımbızla aralarından seçip çıkarıyoruz o bir kelimeyi. Sanırım burada ki ifadesizlik bunun yüzünden. çok fazla şey yüklüyoruz iki gram beynimize, bir süre sonra o da gidiyor.
      teşekkür ederim.

      Sil
  9. Kalemine sağlık... Güzel MİM... Müziksiz olmaz hakikaten... Bence Sinan Akçıl... :)))) Sevgiler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)
      Sinan Akçıl'ı yazma gereğinde bile duymadım ):

      Sil
  10. hangi yaş hangi davranışı gerektiriyor bulursan o klavuzdan bende istiyorum. Çünkü sanırım ben sekiz yaş davranışları sergiliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gizli depresyondasın.
      En yakın bir psikiyatrise. Ya da bizim orada ki kafadar meyhanesine gel. iki tek atalım, iki Zeki Müren dinliyelim, tamamdır.
      Bakarsın Zeki Müren de görür bizi

      Sil
  11. Bi çırpıda okunan, hem güldüren hem düşündüren bir yazı olmuş ki bu :)
    Cevaplar da güzel, Demet Akalın'a katılıyorum ayrıca bir de Persephone'nin dediği, Sinan Akçıl, bence de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burcuuuuk, sen de hoşgeldin :) çok açıyorsunuz demek çok isterdim ama sen kendine bak diyebilirsin(iz), haklısınız da. ama o kadar çok şey yazıyorum ki, bazen benim beyinin dibi tutuyor, tatsız bir şey oluyor, yemeye kalksan zehirliyor filan, uzun iş :)
      teşekkür ettim.

      Sil
  12. Şimdi önce yazının mimden önceki kısmına gelecek olursam :) Çok güldürdün beni.Ay isterse 10 tane erkek çocuğum olsun şeyini çekip de kimseye göndermem.O ne ya :D Ama kız olunca ayıp,günah,ört bacaklarını, kapa bacaklarını ooff çıldırasım geliyo :D
    Yalnız ben bebek şeysi inceledim baya yiğenimde :D:D Daha 2 aylık falandı altını ben alcam dedim.Ay bi de baktım bildiğin sanki küçük su torbası gibi şeffaf incecik i deri :D Altını alamadım elimde kalcak sandım yeminle zarar veririm diye korktum :D
    Ay ne anlatıyorum ben töbe töbe :D
    Mim için teşekkür ederim. "mana noor"da da güldürdün beni.Daha çocukluktan yapmışsın sen tercihini. Demet Akalın kime sorsan iğrenç bi sesi var. E kim dinliyo bu kadar anlayamadım gitti.Bari güzel olaydı yine azıcık katlanırdık da o da yok :)
    Neyse çok dırdır yaptım gideyim ben *.*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok inceleme, evlilik hayatında bazı aksaklıklara sebep olur :d
      ikisinin de adı birdir ama davranışları farklı (nüans) pof! :)) (ahhaha) susturamadım gülmemi :d
      teşekkür ettim tekrardan :)

      Sil
  13. heh he,arkadaşın fotoğrafı çekilecek şeyi karıştırmış olmalı,acaba onun da varmı bebekliğine ait böyle fotolar,
    utandırmaz mı böyle fotolar?
    bi de merak ettim;müzik tercihin gayet de şahane ama,tarz neredeyse hep aynı,araya eğlenceli yada farklı hisleri uyandıracak bişeyler katınca olmaz mı?
    ne gibi deme şimdi,baharın gülleri açtı geliverdei aklma ne alaka?
    santana;oye como va olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      vardır tabi, olmaz mı ya
      genelde bu şekil müzik tercihlerim, birsen tezer, yaşar kurt, yavuz bingöl, öykü gürman grup olarak badem'i severim mesela, seksendört var, zakkum var
      ama yabancı müzik ne dinlerim ne de severim :)

      Sil
    2. şaşırtıcı,yabancı olmasının ne önemi var,ne şarkılar var,müzik alır götürür

      Sil