19 Ekim 2012 Cuma

Köşebaşı Delikanlısı ' Veda '



O gün geceyi zor ettim..
Organlarımın yer değiştirdiğini hissediyordum resmen. Yaşadığımın durumun adını bile koyamadım kendimce. Ne "hayalkırıklığı" nede "serzeniş".. başka türlü birşey.
Ne zaman zor durumda kalsam sek vodka içiyorum , feriştahını s*ktiğim nasıl birşeyse insanın zihnini uyuşturuyor . Bir otuzbeşliği gömmek üzereydim  Evde bilgisayar başında Ferfecir eşliğinde içiyordum , aklıma ne zaman cevap yazmak gelse utanıyordum. Belki de vodka içimdeki tüm duygusallığı uyuşturmuştu. Hep vodka içsem unutabilir miyim ki onu ?
Yok , bu kafayla olmaz ona tüm benliğimdeyken yazacağım cümlelerle gitmeliydim. Üçlü kanepede sızıp kalmışım . Biraz mide ağrım olmasına rağmen , koyu bir kahve içtikten sonra mektup yazabilme durumuna geldiğimi düşündüm. Beyaz bir A4 sayfası ile başbaşa kaldım odamda. O bana bakıyor ben ona. Hani başlamak bitirmenin yarısı derler ya hakikaten öyle , onbeşdakkadır boş kağıda bakıyorum tık yok , nasıl girilir ki söze ?
Eski usül parmağımı şıplatıp Allah ne verdiyse yazmaya başladım..

" Merhaba..
Söze nasıl başlayacağımı bir türlü bilemedim , en az yirmi dakikadır boş beyaz kağıda bakıyorum. Öncelikle yazımın kusuruna bakma , oldum olası düzeltemedim şu yazımı umarım okuyabilirsin."

eehh olmadı neyse baştan..

"Merhaba..
Söze nasıl başlayacağımı bir türlü bilemed.... "

Merhaba ile başlamıyayım çok resmi oluyor.

" Küçük Hanım'a ..
Söze nasıl başlayacağımı bir türlü bilemedim , en az yirmi dakikadır boş beyaz kağıda bakıyorum. Öncelikle.... "

Küçük Hanım hiç olmadı ! poofffff

" Söze nasıl başlayacağımı bir türlü bilemedim. Sen bana Küçük Adam'a diye atmışsın ama inan öyle güzel bir başlangıç için yarım saattir düşünüyor ve yaprakları katlediyorum. En iyisimi daha fazla hem kendimi hem yaprakları yırtıp atmadan birşeyler yazayım..

Öncelikle yazımın kusuruna bakma , hafiften Japonca'ya kaçsada biraz dikkatli bakınca Türkçe göreceksin :) . Oldum olası düzeltemedim , böyle şairlerin filan el yazısı kötü olurmuş en azından öyle avutayım kendimi.

Sana gerçekten teşekkür ediyorum , başkası olsa bu cesareti göstermezdi. Öyle güzel şeyler yazmışsın ki defalarca okudum defalarca kadere sitem ettim. " Hayat " dediğimiz koca tiyatro böyle birşey işte. Başlarda pek önemsemesem de her bana bakışında sol bölgemin titremesi hemen ele verdi içimdekileri . Biliyormusun sen çok iyi bir insansın , ne'alaka deme. Sadece iyi insanlar böyle güzel gözleriyle gülebilir,hakikaten bak. Gülüşünün değerini bil. Böyle durumlarda sanırım "mutluluklar" dilemek düşer bize. Mutlumusun ? Neyse , soru cevap şeklinde olmasın. Sana şunun sözünü veriyorum ki bu mektubu verdikten sonra beni göremiyeceksin. Ayaklarımla beynim bir süre kavga edecek ama , bunu da başarabilirim herhalde.

Beni soracak olursan , aslında . Başka kağıt harcamıcam demiştim ama tıkandım bak.
Doğma büyüme o gördüğün mahalledeyim , yirmidört yaşımda adım "köşebaşı delikanlısı" na çıktı biliyormusun. Olsun , seni beklemek güzel(di). İşsizim. Kim bilir ne zorluklarla çalışıyorsun sen ama ben yayla kancığı gibi yatıyorum , ne düzen var nede birşey.
Gönül ferman dinlemiyor ki.. Ama bazı şeyleri iyi yapabiliyorum.
Mesela çok iyi çay demliyebiliyorum. Arada beni gördüğün pastaneye gidiyorum , oranın zift karası çayını içiyorum. Başka zamanda başka yerde karşılaşsaydık keşke seninle. Ah bu keşkeler..

Neyse , çok uzatıyorum galiba. Gülüşüne sahip çık olurmu , etrafta parçalanmış gülüş o kadar çok var ki.
Şimdi ne mi yapacağım , önce bir çay demliyeceğim..
çay demsiz ben sensiz.
He bu arada , geçen hafta seni düşünerek bir şiir yazmıştım kağıdın arka tarafına onuda yazayım sonra keşke demiyeyim yine.
Bu durumda nasıl 'veda' edilir bilmiyorum ama.
Sana mutluluklar diliyorum , kızınla ve ailenle.
Dilerim ki gözlerin gibi yüreğinde her daim güler..
Hoşçakal..

' Otobüs camındaki meleğin gözyaşları kurusun diye
Yürek fırınında, yüksek ateşte ısıtıyorum tebessümleri..
Dudağımdan aşağıya bir karış alıyorum sag elimle
Şiir gibi yaşayabilecek bir şirin`e verilmek üzere
Sol memenin altina gömüyorum güleryüzlü bir cocuk resmini

Dedim ya, şair´in halinden, Sairler anlar
Gel gör şu halimi, gerisi yalan anlar..
Kaşınin yayında Vivaldi çalip,
Kehribar kokusuyla narkoza gireceğim,
Gözleri Buğu Gölü bir cennet firarisi arıyorum
Eger sensen,
Seni bekliyorum..
--Inanmiyorsan gel! --  "

Mektubu zarfa koyduktan sonra içimden bir parça kopmuştu sanki , geri dönüşü olmayan bir vedaydı bu ama bana yakışanı yapmalıydım.
Onu beklediğim köşenin hemen orada bir süpermarket var , onların broşürlerinden aldım yirmi otuz tane. Arada hem onu yokluyor hem yoldan geçenlere yalandan broşürlerden veriyordum.

Ve geliyordu.. Salına salına geliyordu bana doğru , koşup boynuna sımsıkı sarılmak geçti içimden defalarca , tek yapabildiğim tam yanımdan geçerken broşürle birlikle zarfı vermek oldu ona. Bir yabancıymışım gibi ufak bir tebessümle aldı ikisinide . Kırmızı çantasına attı ikisinide .

Bu onu son görüşümdü. Bir daha ne bir haber alabildim , nede onu beklediğim yerden geçebilme cesareti gösterebildim.
Belki de mektubu okumadı bile , yada bilmiyorum..
Elini bir kere tutamadım ya ..
olsun be ,
canın sağolsun..

-S O N-
Hikayedeki kişiler ve karakterler hayal ürünüdür.
yada öyle olmalı
bilmiyorum.
:\

26 yorum:

  1. hiç bir şey anlamadım... gerçek mi değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkes kadar gerçek.
      herkes kadar kurmaca.

      Sil
  2. " Hikayedeki kişiler ve karakterler hayal ürünüdür.
    yada öyle olmalı
    bilmiyorum.
    :\ "
    Bu ne demek ki ben anlamadım, ama güzeldi severek okudum tebrikler :)

    YanıtlaSil
  3. valla çok beğenerek okudumm.. ama kafamıda karıştırdın yani =) gerçek diilmiydi yahu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim , hayal ürünü :)

      Sil
  4. Bir hafta blog okuyamadım, nerdeyse roman yazıyormuşsun :) en çok şunu sevdim : gülüşüne sahip çık... Umarım gülüşüne de hayatına da çocuğuna da sahip çıkma yetisini gösterebilir, ve elbette hakettiği sevgilere de. Eline sağlık, herkesi şaşırtabiliyorsan kurgu başarılı demektir ,)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etrafta o kadar çok var ki yarım kalan gülüşler , Ne demiş Emrah Serbes " Erken Kaybedenler iyi bilir" o misal.
      Teşekkür ederim , yine tebessüm ettirdin bu kadar arayıda açma lütfen :)

      Sil
  5. Şu var ki değer verdiğin sana asla aynı değeri vermez,ne yapalım artık sahipsiz gülüşleri olan birini bulacaksın belkide gamzelerinin bile sahibi yoktur:/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım bu şarkı yazdığın yoruma öyle güzel giderki..
      http://www.youtube.com/watch?v=c7D14BJi0No

      Sil
    2. Ah biliyormusun bu şarkı bana çok hediye edildi heheh çokta mütevaziyim değilmi:)))
      bir de gamzeler hiç dolmuyor ki:))

      Sil
  6. Otobüs camındaki meleğin gözyaşları kurusun diye
    Yürek fırınında, yüksek ateşte ısıtıyorum tebessümleri..
    Dudağımdan aşağıya bir karış alıyorum sag elimle
    Şiir gibi yaşayabilecek bir şirin`e verilmek üzere
    Sol memenin altina gömüyorum güleryüzlü bir cocuk resmini

    bu şiir kime ait bir , hikayeni çok beğendim iki, ikincisi öylesine yazılmış bir iltifat değil üç !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrardan hoşgeldin , görünmüyordun uzun zamandır. Güzel düşüncelerin için teşekkür ederim.

      Şiir bana ait , eski bir şiirimdir tamamı burada http://gonulsokak.blogspot.com/2012/08/yeni-yine-yeniden-parcalanms-gulusler.html

      Sil
    2. teşekkür ederim hoşbulduk :)

      evet uzun zamandır yoktum çünkü depresyonun esiri oldum ve firari olduğum için her an beni yakalayabilir.

      ayy kendimi ne çok önemsiyorum yaa gelmiş yoruma ne yazıyorum tam manyağım haa !

      neyse..

      şiir demek sana ait. o zaman affına sığınarak ohaaaa diyorum!

      çünkü sen bana bu şiir şu şairin deseydin inanırdım o derece harika bir şiirdi. olmuşsun sen oğlum aşmışsınnn sennnnn !

      şiirini öve öve bitiremem o yüzden sen buraları hep övgü cümleleriyle doldurduğumu kabul et tamam mı laaa !

      Sil
  7. Çok hos ve sürükleyici bir yazi olsun.. Agziniza ve gönlünüze saglik

    YanıtlaSil
  8. bak şimdi adamın "yazdığına", hıh, evliymiş de, alyansını göstermiş de bizimki görmemiş de...ne lan bu, hep mi kırık, hep mi çiçek :(

    YanıtlaSil
  9. yaw bu kadar terslik adamı dinden çıkarır yaw, yazık be,oldu mu yani,mutlu sonlar yazıda olsun bari:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlu son diye birşey mi varki. Hikayemiz "bile" ..

      Sil
  10. Böyle olması lazımmış diyorsun da, yinede başka türlü olabilirdi diye hayaller kurmadan edemiyorsun. Ama artık değişmeyecek şeyler var ortada.
    Güzel bir hikaye. İçten olması da iyiydi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayalinide kurmassak neye yarar içine tükürdüğümüz bu hayat.

      Sil
  11. sevmediğim bir sonu :( ama olması gereken buydu diyerek teselli buluyorum. Harika bir yazı yüreğine sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pazılı birleştirdiğimizde gülen bir fotoğraf çıksada karşımıza , bir kere yap-boz a döndümü bir hayat , bir daha birleştirilmiyor malesef..
      teşekkür ederim , yüreğine sağlık seninde.

      Sil