15 Aralık 2015 Salı

Çok Taşak Hareketler Bunlar - Metrobüs Hikayeleri


“Yok hayır yani, ne var götünü ellemişsem” diye çıkışınca bi tuhaf oldum tabi. İnsan zihni çok boktan bir şey, çok saçma işleyişi var. Kendini sürekli siperde tutuyor bir şeylere cevap verebilmek için, tabi bazen bu kadar sürat işe yaramıyor. Düşünmek ile anlamak arasında ince bir çizgi var, o çizginin inceliğini ayırt edene kadar çoktan sırat köprüsünden aşağıya doğru dökülüyor kelimeler.

“Hanımefendi” diye söze başladım beş dakikadan beri kıçımın sağ yanağı ellenmesine rağmen. “Hanımefendi, aynısını ben yapsam burada cümle alem beni sikmişti” dedim. Konuya hanımefendi ile başlayıp, sikmişti ile bitirince metrobüs halkı da bir afalladı tabi, dediğim gibi düşünmekle anlamak arasındaki bağı çözene kadar unutulup gitti. Hatun götümü elleyedursun, etrafta hala kadına hak veren tarafı hiç söylemiyorum bile. Ulan manyak mıyım ben, neden götümü bir kadına elletmek isteyeyim. Eşcinsel olsam gider yakışıklı bir erkeğe elletirim, misal Kenan İmirzalioğlu; sabahtan akşama kadar ellesin anasını satayım, sesimi çıkartırsam namerdim. Ah! Ne diyorum lan ben! Ulan hatun şirazemi kaydırdın.

Metrobüs bu, inemeyeceğim diye ödüm kopuyor bu motorlu tabuttan, aklım çıkıyor. Kadın ördek yavrusu gibi hala arkamda. Hava çok soğuk olmamasına rağmen kalın giyindim, terliyorum. Sağ çaprazımdaki kızla kırküç saniyedir kesişiyoruz. %1 olan beyin kapasitemin 0,90’ını ona ayırdığım için basur kontrolü yaptığını düşündüğüm hatuna odaklanamıyorum. Kulaklıkla takılı metrobüs seyehati her zaman risklidir, hele ki olası duygusal şarkıda karşına ilk çıkan kıza aşık olursun. Çünkü bir kaçış yoludur bu, bir kaçış – haykırış. Bir şekilde uyuşturmak istersin bünyeni metrobüste. Sana en acı veren şeyi düşünmelisin böyle kalabalık durumlarda. 

Elimde beyaz bir kasap poşeti, içinde de bir buçuk kilo koç taşağı var. Her yerde bulunmuyor bu, o yüzden gidip Merter migrostan aldım. Elimde koç taşağı, kıçımın sağ yanağında bir kadın eli, sağ çaprazımda sarışın bir dilber.. Zor durumdayım. Tansiyonum çıkıyor, sendeleniyorum. Gözüm bir yandan koç taşağında. Kokusunu bakışımla kaçırmaya çalışıyorum. Kulaklığımdan gelen ses odaklanmaya çalışıyorum. Ahmet Kaya çalıyor, ‘öyle bir yerdeyim ki’ diyor şarkıda.. O kadar benimsiyorum ki o şarkıyı, gözlerim doluyor. Kızın mabadımı zorlayan işaret parmağı artık dikkatimi dağıtmıyor, “ne olacaksa olsun” diyorum şarkıyla beraber, zevk almaya çalışıyorum. Beynimin kalan kısmını koç taşağını unutmak için harcadığım için o de ihtimal boşa çıktı. Sadece kıza odaklıyım, iki durak var. Hatuna o kadar laf dedim hala elliyor. Etrafıma bakıyorum, kimse oralı değil. Sanki az önce ellenişimi haykıran ben değilmişim gibi herkes telefonunda kendi kraş oynuyor. Canım sıkıldı, az çapraz çevirdim vücudumu, koç taşağını taşıdığım poşet sağ dizime vuruyor, içindeki taşakların ritmini hissedebiliyorum. Sol elimi boşa çıkardım, beni elleyen hatunun götünü arıyorum. Denk getirince elledim. Iyh etti, etini sıktım o da benim götü sıktı. Değişik haz almaya başlayınca ve önümde açılan kapıyı görünce indim aramadan. Şirinevler durağı dönüm noktam oldu. Büyük bir haykırış ve silkinişle metrobüsün arkasından bağırdım. “Durun, poşeti unuttum” diye, yetişemedim. İlerideki güvenliğe söyledim, gülümsedi, bir arkadaşını çağırıp geyiğimi yaptılar. “Beyler konu çok ciddi, bağışıklık sistemini güçlendiriyormuş bu taşak, lütfen taşak geçmeyin o poşetle, arayın bir şey yapın.”

Adamın yüzü birden ciddileşti, dünyanın kaderinin ellerinde olduğunu hissetti sanki bir an. Öyle önemsedi ki o poşeti, gören der ki anasını babasını kestiler herhalde. Aceleyle geldi yanıma, Avcılar Kampüs durağına bırakacaklarmış, oradan alabilirsiniz dedi. Sevinmem gerek normalde ama sevinemedim. Gelen arabaya bindim, boştu bir koltuğa çöktüm. Oturmama rağmen hala elleniyormuşum gibi bir tedirginlik suratımda. Uzaktan biri görse, yüzümdeki o telaşı anlar, eminim. Avcılar durağında indim, güvenliğin birine konuyu izah ettim, anlamadı başka bir yere yönlendirdi, yokuş aşağı bir yere indim. Orada bir güvenlik ‘gel benimle’ dedi, gittim yanına. Arkası dönük bir kız, polisle konuşuyor, kızı bir yerden tanıyorum, tabi ya beni elleyen kız. Ulan dedim kendi kendime, yarım saat elledi beni itoğlu it, ben bir kere değdirdim gitti beni şikayet etti. Tedirgin tedirgin gittim, kız poşeti uzattı, bunu düşürdünüz dedi. Yüzünde sanki ilk kez karşılaşmışız gibi bir yabancılık. Sinirlendim. Açıp kıçımın sağ yanağını göstermek istedim kendisine. Eminim ki parmak izleri hala duruyordur.. ama yapmadım, elindeki koç taşaklarını alıp teşekkür edip gittim. Beni takip eder diye yolun karşısına geçip 76O hatlı iette ye bindim. Sorunsuz, ellenmeden eve vardım. Koç taşağını anneme verdim. “Al anne” dedim, peşine ekledim ‘yemek istemiyorum artık. Bağışıklık sistemim için başka yollara başvurmalıyız. Çekip gittim. Soğumuştum her şeyden ve herkesten. Daha fazla taşak görmek, hatta biriyle taşak geçmek istemiyordum. Taşaklı her şeyi hayatımdan çıkardım o gün. Düşünün, işerken bile klozete oturdum, kendisiyle göz göze gelmedim…

Metrobüs pişmanlıktır…  

24 yorum:

  1. yaşadığım her bok pişmanlık benim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. boktan şeyler yaşıyor olmalısın

      Sil
  2. Eh böylesi de oluyomuş femek ki:))) Hep kadınlar mı tacize uğrayacak di mi ama:D Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahah
      bir oh çektin sanki
      aman canım, bu kadar sevineceğini bilsem daha önceden ellenirdim :d

      Sil
  3. Bağışıklık sistemin güçlendi mi bilmiyorum ama kadınlara karşı bağışıklık kazanmana ramak kalmış ;))

    YanıtlaSil
  4. Kalcanin bir yanagi yerine tasak torbasini uzatsaydin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bir şeyi uzattım ama pek hoşlaşmadı sanırım:)

      Sil
  5. Metrobuste kadın erkek her türlü tacizci bulabilirsin.O kadar sık biniyorum ki metrobus uzmanı oldum.Ben zaten ilk dudaklarda bindiğim için benim için sorun yok ama bir gün olur da ayakta kalmam gerekiyorsa o yaylı yerde durmam lazım.Yoksa binilir mi metrobuse.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende bir profesyonel metrobus binicisiyim zannediyordum kendimi..
      metrobüs bu, rehaveti asla kabul etmez

      Sil
  6. taciz davası açabilirdin neyse yolculuk o kadar sürmüş ki aynı durakta inmemişsin :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahah burası türkiye, iş döner bana saplanır öyle durumda
      bir de tacizden yatarım mapusta, gel de uğras :p

      Sil
  7. ajsdkajsk
    manyakk :))

    YanıtlaSil
  8. =) bugün isyan edecektim neşeli şeyler okumak istiyorum içimi acıtıyorsun yeter diye...
    =))) tamamen bu da neşeli değil ama itiraf ediyorum çok güldüm 🙈

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bakıyorum da çok hoşuna gitmiş bu durum :))

      Sil
    2. =))) aslında kesinlikle kınıyorum ama kendimi gülmekten alıkoyamıyorum.

      Sil
  9. Ha ha ha ...Namus elden gidecek valla senin bu metrobüs maceralarında:)))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ohooo namus mu kaldı :d
      kızım göte parmak girdi diyorumm daha açık ne diyeyimm (:

      Sil
  10. Ne yazsam bilemedim yine yahu, güleyim en iyisi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gülesiniz diye yazdım zaten :)
      "kimseyee etmemm şikayet, ağlarım ben halimeee"

      Sil
  11. İnanamıyorum ciddi ciddi kadınlar da mı elliyor yani :O

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hala sağ yanağında durur parmak izleri :))

      Sil
    2. Ahahah psikolojim bozuldu -_- :D

      Sil