26 Kasım 2014 Çarşamba

Ağzım Oldu Kalamar [Yüksek dozda Dram içerir]



                 

          Banane arkadaşım bana mı sordunuz yirmilik dişe “yirmilik diş” kavramını yerleştirirken. Benim bildiğim yirmilik diş yirmi yaşında çekilir. Düz adamım ben, bana böyle enteresan yüklemeler yapmayın; kaldıramıyorum. Neymiş efendim yirmilik dişiniz çekilecekmiş. İyi de yirmilik diş yirmi yaşında çekilir, ben yirmi altı yaşımdayım. Hatta biraz daha sıksanız yirmi yedi bile diyebilirim. Oha! Yok yok, vazgeçtim. Yirmi yedi demeyin bana. Yirmi altının bir sempatikliği var sanki. Neyse, konumuz bu değil.
               
yirmilik diş (temsili)
Neymiş efenim, orayı yarıp yirmiliği çıkarmamız lazımmış. Ama canınız biraz yanarmış. İşte bu dedim içimden! İşte bu! İşin ucunda can yakmak varsa, bende varım. Mazoşist miyim neyim, işin ucunda acı olunca hemen atlıyorum, bir çekiyor beni. Tuhaf oluyorum.
Gittim çektirdim, hakikaten de acıdı he. Ağzıma bir sürü enteresan şeyler soktular. Biri vibratöre benziyordu, titreyince benzettim onu da. Ağzıma pamuk teptiler. Bir an için öldüm zannettim. Sonra ağzıma tepişmiş o pamuk ve ağzıma birikmiş kanla gülmeye başladım. Ulan salak dedim içimden. Ulan salak, pamuğu göte sokuyolardı ölünce ağza değil. Hhahah bak yine güldüm. Ya ne espirili adamım ben.
Yirmilik dişim artık yoktu, hem de sadece biri yoktu. Bir garip hüzün çöktü üstüme. Kendimi tuhaf hissettim. Bir parçam gitmiş gibiydi. Oysa ki at gibi dişlere sahiptim.İçimde dört nala tepinen atların hüznünü hissettim. Ağlamaklı oldum. Metrobüse inen merdivenlerin sekizincide oturdum. Doktor tükürmek yasak dediği için tüküremiyordum da. Tabi ki suratıma tükürmek istemiştim. Çünkü hüzünlendiğim bu kavram canımı sıkmıştı. Ama tüküremiyordum. Götüme sokulması gereken pamuk ağzıma sokulmuştu, sinirli ve gaddardım. Üç dakika sonra metrobüs durak güvenliği geldi. Hayırdır birader dedi. Bir sıkıntın mı var dedi. Yarı ağlamaklı “hımıhaa aghuaahu zaza duı” dedim.  “Ağzım dolu ağabey konuşamıyorum” demiştim hâlbuki, ama anlayamamıştı. Ben olsam bende anlayamazdım. Ben zaten hiçbir zaman kendimi anlayamadım.
                                

Güç bela kendimi toparladıktan sonra metrobüs kuyruğuna doğru geçtim. O an içimden kısa sürelide olsa insanları seyretmek geldi. Bir elimde peçete dudaklarımın kenarlarını silerken, insanların ne kadar mutsuz olduğunu gözlemledim. Herkes bir asık surat, herkeste bir telaşe. Hak verdim aslında onlara. Niye mutlu olsunlar ki? Az sonra gelecek metrobüs yine dolu olacaktı ama öyle olmadı. Tam insanlardan gözlerimi çekmek üzereydim ki, herkesin yüzünde bir gülümseme oluştu. Bu gülümseme göz bebeklerinin takip ettiği şey yaklaştıkça aynı orantıda arttı. Birden herkes tebessüm olayını abartıp gülmeye başladı. Hatta bazıları birbirlerine sarıldı. Neyse onlar vedalaşmak için sarılmış, bozmayın beni. Evet, durum belliydi. Boş metrobüs gelmişti. Önce yavaşça yaklaştı, sonra kapı tıısss sesiyle açıldı. Açılmasıyla sol omzuma bir teyze tarafından omuz atıldı. Peşine bir sağ kroşe de başka bir teyzeden yedim. Buranın bir şakası olmadığını yediğim üçüncü omuzda anladım! Burası cennet ve cehennemin kapılarının açıldığı yerdi. Tabi ki insanlar cennet olduğunu düşündüğü boş metrobüse zebanilerin vesveseleriyle biniyordu, herkes birbirini eziyordu.

Evet, amacıma ulaşmış ve metrobüse binmiştim. Ama şu lanet götüm bir yere oturamamıştı yani ayakta kalmıştım. Sadece ayakta kalmamış, insan etlerinin arasında sıkışmıştım. Öyle bir sıkışmıştım ki, ağzımda biriken ve dudağımın kenarından süzülen tükürüklü salyamı peçeteyle silemiyordum. Kolumu kaldıramıyordum yukarıya! Tam sağımda tesettürlü bir hanımefendi, onun hemen sağında kıvırcık saçlı bir hanım. Onu gördükten sonra aklıma niye Sibel Kekilli geldi bilmiyorum. Çok kısa geldi ama. Bir yokladı aklımı ve gitti. Giderken içime bir toz kırıntısı kadar heyecanı damlatmayı unutmamıştı tabiî ki. Ağzımda ki kan tadına odaklandım ve o küçücük toz parçasını atomlarına ayırdım. Çünkü bir yerlerimin uzaması için çok yanlış bir yerdeydim. En solumuzda ki bayanın sol kalçası benim kalçama değiyordu. “Homuha huhuhura laupapapa” dedim. Yani diğer tarafına doğru sallanan çantasını ikimizin arasına sokmasını söyledim. Anladı ve hemen iki kalçanın arasına bir suni deri çantayı yerleştirdi. Tabi bunu derken ağzımdan küçük küçük kan pıhtıları sızmaya başlamış ve etrafımda ki bakışları ensemde hissetmeye başlamıştım. Ama önemli değildi benim için. Şunun şurasında sekiz durak sonra inecektim. Gerçi metrobüsten inememe diye bir korku var, onu da yaşamıştım ama neyse.
                En büyük hatamı da o rahatladığım anda yaptım. Çünkü yine her şeyin düzeldiğini düşündüm. Ulan senin hayatında iki düzgün şey ne zaman art arda gitmiş be adam. Şu şom ağzını bir kapasana. Ulan ağzım kapalı ama! Şom beynimi seveyim! Oha çok afili oldu bu şom beyin hahahha. Güldük geçti.
                Gözlerimi kapamış, Erkan Oğur’un sesine emanet etmişken kendimi bir şey hissettim. Hem de tam arkamda. Önce etrafımı çeviren hanımlardan bazılarının çantasının geldiğini düşündüm. Sonra..sonra.. o sertlik biraz daha sertleşti! Ve lanet olsun ki bu kademe kademe sertleşen şeyin ne olduğunu biliyordum. Kafamı çevirip arkama bakacak durumum yoktu. Olası bir homurdanmam da ağzımda biriken litrelerce kanlı tükürük etrafıma saçılabilirdi. O an tek yapabildiğim gözlerimi iyice sıkıp içimden aynı cümleyi defalarca tekrarlamak oldu;
“Allah’ım lütfen arkamdaki kişinin cebindeki pinpon topu olsun..”
“Allah’ım lütfen arkamdaki kişinin cebindeki pinpon topu olsun..”
“Allah’ım lütfen arkamdaki kişinin cebindeki pinpon topu olsun..”
..
.
                Durmuyordu! Durmamakla birlikte inmiyordu!
Lanet olsun! Sertlik yavaş yavaş anüsüme doğru kaymaya başladı. Terlemeye başladım, bir an baldırım titremeye başladı. Hey! Tabi ki tahrik olmadım, çıkar at onu aklından. Sinirlendim. Hemde çok. Değdirmenin de bir usulü var değil mi. Zaten suratımın yarısı uyuşuk, ağzımın içi olmuş kalamar ağzı. Yirmilik dişimden biri zaten gitmiş. Neden ha neden! Neden şu lanet şeyi benim götüme iliştiriyorsun. O’an, hatta o saniye çok kısa da olsa mutlu oldum. Şu lanet hayatta bir şeye yaradığımı hissettim. Çünkü en azından etrafını çevrelediğim üç bayana değil de bana değdiriyordu.  O bayanlar için kıçımın sol yanağını, hatta biraz daha içe doğru olan tarafı hibe etmiştim.
               
                İneceğim durağa yaklaşınca, zor da olsa arkaya dönüp bana tam on iki dakika değdiren lavuğa bakmak istedim. Tam inecekken ağzımda biriktirdiğim hepsini suratına bırakacaktım çünkü.  Elim polarımın sol cebinde ki sustalıya gitti kısa bir sürelide olsa. Hatta hiç suratına bakmadan sustalıyı cebimden açıp direk arkamda giderek şiddeti artan bu sertliğe saplayacaktım. Ama artık olan olmuştu, giren girmişti. Yapacak bir şey yoktu. Bende fortlanmıştım. Döndüm arkama, dönmemle birlikte sert bir cümle geldi karşımda ki kişiden.
“Pardon" dedi, "şemsiyenin ucu rahatsız etti sanırım.”

                O an duyduğum sevinç beni ta ana rahmime götürdü. Yüzüm ilk çıktığım anda ki samimiyeti aldı. Ağzımda birikmiş salyalarla birlikte gülümsedim. Gerçi benim bildiğim şemsiye yanlışlıkla göze sokulur, göte değil; ama olsun. En azından giren bir nesneydi. 
Metrobüs durağa yaklaşınca benden özür dileyen kadına yarı ciddi yarı gevşek bir cevap verdim:
“Hiho nemhas deiliy” yani “hiç önemli değil..”

47 yorum:

  1. Ahhh yazıııkk :)))
    Ay bir gülme geldiii :))))))

    YanıtlaSil
  2. Off Tolga burada çatlıyorum gülmekten şemsiye ha of hahaha neyse çok geçmiş olsun hem dişine hem... :))

    YanıtlaSil
  3. Yanıtlar
    1. ağız dolusu gülmek böyle bir şey herhalde :d
      pes yani bana pess (:

      Sil
  4. iyi güldürdün dostum. ben de yirmilikleri aldırdım, 2 tanesini birden hem de. 2 saat ağzım kanlı oturdum. gülemediğim anları getirdin aklıma. iyi güldüm. :))
    bir de göle giren şemsiye açılmaz derler, doğru mudur?
    :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahha :)
      benimkisi göle girmedi ya, hafiften parmak ucunu soktu suyun soğukluğuna bakmak için, sıkıntı yok :p

      Sil
  5. bağzı kadınlar bilerek değdiriyo ;) popon güzel heralde :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. off ya, yine aklıma geldi; "bizim pencereler karşı karşıdır..."

      Sil
    2. yakaladım seni gönül sokağında, duur kaçmaa :p

      Sil
    3. Ooo bak götüm iyidir, hakkını yememek lazım şimdi :d
      ama bu şemsiyenin ucunu zorlaması için bir sebep değil. hele böylesi hiç değil. parmak ne güne duruyor.
      "girebilsen şu sinemde neler var.."

      Sil
    4. Pilli Bebek - Duruyor Zaman

      Sil
    5. "küçük bahçemin kokusu..."

      Sil
  6. :)) Anlaşılan dişin hiç acımamış ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. acıdı acıdı :d
      acımaz olur muuu

      Sil
  7. doktor aynı şeyleri benim yirmilik dişim için söylediğinde geri geri giderek odadan kaçmıştım.oldu canım der gibiydim.ağrısını çektim gene de çektirmedim.Ben yardırmam öyle dilimi damağımı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çektir yahu, en azından ağrıdan kurtuluyorsun. ama iyi bir diş cerrahına git.
      he birde dönüşte fortlanma, aman dikkat

      Sil
  8. Abi bitene kadar güldüm... "Ben pinponun bana değme ihtimalini sevdim?" Ah Tolga'cığım, hep mi seni bulur? :) çok yaşa emi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sevmedim olum, sen seviyosan sev
      hiç hoş değildi
      cık cık cıkk :):)

      Sil
  9. Okurken çok güldüm doğrusu; hala da gülüyorum :) Gece gece keyfim yerine geldi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hissizleşen yerlerinde ki hücreleri gıpraştırdıysam ne mutlu :)
      hoşgeldin.

      Sil
  10. Gece gece sinirim geçsin diye interneti açtım, iyi ki de açmışım. gülmekten mafoldum:) Yorumlara da ayrı güldüm be. Haydi geçmişler olsun :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bak iyi ki fortlanmışım o zaman.
      şimdi ben fortlanmasam bunu buraya yazmayacaktım ve sen bilgisayarı açınca belki de gülümsemeyecektin!
      tabi yaa, o kızı seni güldürebileyim diye Tanrı yolladı. İşte bunlar hep subminal mesajlar :):)

      Sil
  11. Kadınların böyle bir durumda ne hissettiğini anlamış oldun bu işin iyi tarafı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başlarda bi hoşuma da gitmişti sanki
      size de oluyo mu?
      :D

      Sil
  12. yine güldürdün beni alemsin :))
    geçmiş olsun..

    YanıtlaSil
  13. Yazın ben de yirmilik dişlerimi çektirdim. İkisini birden hem de. En son hatırladığım doktorun dişlerin çekildiği yere dikiş atarken ağzıma soktuğu iplikti. O sırada benim de ağzım olmuş kalamar. İki hafta boyunca yoğurtlu çorba ile beslendim. İçine azcık da rakı katmış olabilirim.

    Bu yirmilik dişler konusunda çok dertliyim Tolga. Hala olmayan yirmilik dişlerimin yerleri ağrıyor. Yazını tekrar okuyup efkarlanma ve gülme krizi arasında gidip geleyim en iyisi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende diyorum ne unuttum! Tabi ki anasonu
      Şuan ağzımda iki dikiş var, çok tuhaf. Dilimi değidirip lililili yaptırıyorum ipe :p

      Sil
  14. Neyse ki sustalıya gerek kalmamış, rahatladım valla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cinnet geçirmeye ramak kalaaa :d
      bende çok rahatladım :p

      Sil
  15. 26 iyi, benim gibi 30 yaşında hortlayınca daha bir deliriyor insan. Edebinle gömül git işte kaç yıl beklemişsin neyin peşindesin bu saatten sonra? Ağızda pamuk taşıma olayı beni de delirtmişti. Biri gitti diğeri arada yokluyor ama du bakalım ne zaman çıkacak.
    Dedim İstanbulda nasıl bir yokluk var hatun bitmiş adam fortluyorlar. Cem Yılmaz diyor ya çık bir Zürihte gez ulan diye, o geldi aklıma :v

    Neyse ki şemsiyeymiş :) Büyük geçmiş olsun :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şemsiye üreticisi şemsiye ucunu üretirken çok enterasan bir şeyden esinlenmiş herhalde :p
      çünkü ilk hissettiğim şey bildiğim bir şeydi :D
      ge pişipişi desem işeyecekti sanki namussuz
      :):)
      eyvallah

      Sil
  16. hay allam ya,allah bildiği gibi yapsın seni ne güldüm be:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ehehe :)
      daim olsunlar gülümsemeleriniz efenim

      Sil
  17. Çooook geçmiş olsun her iki konu için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. vaay gözlerim yaşaracak şimdi
      sen uğrarmıydın yahu buralara :):)
      teşekkür ederim, geçti gitti :d

      Sil
    2. yaa böyle deme ben teyze oldum senin haberin var mııı :) bu ara bloga uğramaz oldum :(

      Sil
  18. geçmiş olsun,bence o hanım çok eğlenmiş,seni bi güzel işletmiş,öç almış da olabilir:)))
    mutluhaftasonu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok enteresan eğlence anlayışı varmış :p
      niye benden alıyor öcünü yahu. sonuçta bir husumetimiz yok(tu) :d
      sanadaa

      Sil
  19. :)))))) SÜPER OLMUŞ SESSİZCE İNİŞİN

    YanıtlaSil
  20. Otobüste okuyorum yazını ve sesli sesli gülmeme engel olamıyorum. Allahta seni güldürsün Tolga. Insanlar tuhaf tuhaf bakıyorlar ama güne gülerek başlattığın için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eheheh, gülümsemelerin daim olsun, ne güzel :)

      Sil
  21. Ahaha
    Ya benim de ardima bi sopa sokmustu ilcede bir deli kadin. Cok kotuydu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :):)
      neticeye dikkat etmek lazımm
      ondan gayrı neyimiz var yahuu :d

      Sil