22 Ocak 2014 Çarşamba

Neyiz / Nerelerdeyiz ! Bilemiyoruz şimdi..




Hayaller vardı değil mi birde.
Nedense benim her hayalim bir veda mahiyetinde. O kadar net ki , bir görseniz “hayal değil bu” demezsiniz. Hep mi hüzün demeyin. Almışım bir kere o tadı. Bırakır mıyım. Siz masturbasyonu keşfettikten sonra bıraktınız mı ? Neyse bu çok uç bir örnek oldu siktir edin , yazmadım farzedin.

Bu aralar kafam o kadar dolu ki , durup durup dünyanın hangi metrekaresinin götüne parmağımı sokmalıyım diye kara kara düşünüyorum. Kara kara düşünmemin sebebi de hep bu hayaller. Yoksa genel de düşünürüm başına bir sıfat gelmese de. Ben hep düşünürüm.
Severim düşünürüm. Giderim düşünürüm. Sikerim düşünürüm. Ama hep gider durur bu beyin bende. Ama severken de düşünüyorum ben be. Ne tuhaf bir insanım ..
Hayat nitelikli insanları ödüllendiriyor , sevmeyi bile beceremiyorum.
Şu hayatta beceremediğim , ya da yaşarken es geçtiğim bir şey var ama ne.. Bu kadar zor olmamalı sevmek. Oysa sevilmenin verdiği sıcaklık öyle güzel ki. Ama ben beceremiyorum. Hiç kimseyi / hiçbir şeyi sevemiyorum.

Düşünüyorum..
Hiç şaşırmadım!
Ama insanlardan niye kaçtığımı düşünmek zorundayım. Belki bu sorunun cevabını bulabilirsem , bende hakikaten insan gibi yaşayabilirim. Kafamın içinde tepinip duran , beynimden çıkmak için çırpınan kelimeleri biraz olsun susturabilirim.
Suss!
Susun artık , inanın tek bir sitemlik kelime yok zihnimde. Yıllardır öyle daraldım öyle bunaldım ki , şimdi bir “ah” etsem , tüm insanlığı kuruturum..



Burası benim kitap odam. Diyeceksiniz ki banane. Ama demeyin.
Fatoş beni şey ettirmiş , mim miydi , heh o. Okuma dünyamı sormuş , bende göstereyim dedim.
Kitaplarım için bir oda yaptırdım. Bir sürü kitabım var bu buz gibi oda da. Şuan oradan yazıyorum size , öyle soğuk ki burası etime işliyor. Bir sürü değişik ıslak parmağın kokusunu alabiliyorum kitapların arasından. Burası insan kokuyor. Ne zaman bir kitap alıp okumayı denesem , bi şekilde yerde kendimi oturur vaziyette buluyorum. Burada beni büyüleyen bir şey var. Sonra bir bakmışım , Hakan Günday Piç diyor bana , Daha ebenin amını görmedin tersten diyor.. Sonra henüz Tehlikeli Oyunların olduğunu hatırlatıyor bana Oğuz Atay.
Burada milyonlarca kelime var cümle olmaya yüz tutmuş. İşte o zaman korkuyorum kelimelerden. Beynime girip beni ele geçirmelerinden korkuyorum. Eski kitaplar beni çok iyi anlar , benim ruhum da bedenimi attı bir köşeye durup değerlensin diye. Önsözlerden nefret ederim. Tanrı bizi insan olarak yollayarak en büyük sözünü söylemiş zaten “sizleri çıplak yollayıp çıplak alacağım” diye.

Bu soğuk huzur veriyor bana..
Biraz daha sıksam kendimi , insan olduğumu bile hatırlatabilecek o derece.
Kim bilir ne hayat hikayeleri var etrafımda kağılara damgalanmış. Heyyy! Hissedebiliyorum sessiz çığlıklarınızı. Merak etmeyin! Bir göz gezdirmeme bakar sizleri içime sindirmem..
Kelimelerinize karşı kelimelerim.
Hodri meydan!

24 yorum:

  1. Kelimelerini hep severim ben.
    kitaplık ve son foto çok hooş:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yalınından çoğuluna , onlar olmasa ne yapardık biz değil mi..
      teşekkür ederim :)

      Sil
  2. arşive bak mime bak allahımm tipe bak
    çok güzel yaaaaa
    bu ne güzel bir mim olmuş yaa çok teşkür ederimmmm
    sen kitapları hissediyorsun yaşıyorsun o soğuk odada resmen
    soğuk iyidir
    beynin daha sağlıklı düşünmesini sağlar:):):)))
    böylece karakterler gelip yerleşirler sağına soluna:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bilmukabele efenim
      beni hep bu kitaplar delirtti (:

      Sil
    2. delilik de iyidir yarı zamanlı:)))

      Sil
  3. şu izlediğim bloglar kitaplıklarının fotoğralarını koyuyorlar ya kıskanıyorum.nebileyim. böyle yaratmış allah da beni.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bununla yaşamayı öğrenmelisin temerrüt. Zor süreç ama başarabileceğinden eminim :)
      Hoşgeldin bu arada , uğra arada.

      Sil
  4. Düşünmeden sevmeyi dene bir de. Fuzuli'nin dediği gibi sevilmek güzel ama sevmedin tadı bambaşka.
    Kitaplığında çok hoşmuş bu arada ama sence de biraz fazla düzenli değil mi :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevmek başlı başına bir düşünce , karmaşa filan. eşittir zor.
      e biz et yığınları da severiz zoru her daim.
      çook düzenliyimdir ruhen ve bedenen :d

      Sil
  5. cok beğendim.benden daha duzenlisin :) kinyas ve kayra'yı okumak bi türlü nasip olmadı bana.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Bahar Perisi , bence Hakan Günday'ın tüm kitaplarını oku.
      Bir Zargana var ki , başlı başına bir olay..
      düzen konusunda o kadar çok güvenme bana :))

      Sil
    2. simdilik sadece az'ı okuyabildim.kinyas ve kayra'nın peşinden cok kostum 3 kez alma girisiminde bulundum ama olmadi :) bu postu okuyunca tekrar siparis ettim:)
      tavsiyene uymaya calışacağım :)

      Sil
  6. güzelmiş kitaplığın, son foto da iyi düşünülmüş:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sırf Fatoş hanım için çekindim :)
      kitaplar arasında bir kitapdır çünkü Hakan Günday yazıları :)

      Sil
  7. O kitaplıkta okumadığın kitaplar var mı ?
    ben kütüphaneme okumadığım kitabı asla koymam şimdi bu gereksiz kişisel bilgimi niye verdim onuda bilmiyorum.
    Kim düzenliyo o odayı sen mi
    nekadar düzenlisin :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her gün yeni bir bilgi :d
      Yaniii sana şöyle diyeyim. %30 unu belki okumuşumdur , belki okumamışımdır (:
      odayı ben düzenliyorum. aslında oda öyle birşey ki , istesen de bu düzeni bozamazsın. gördüğün kadarı yani arkada bir olay yok. heryer komple kitap (:

      Sil
  8. Kitapları için odalar da yaptırırmışşşş :) Ben de yaptırmak istiyorum da evde yer yok :) Biz zaten kitapların üstünde yaşıyoruz yahu. Her yerden bir kitap çıkıyor. Ömrüm toz almakla geçiyor o yüzden evde. Neyse dönelim konumuza, sevmekle ilgili hiç bir şey yok düşünecek. Nasıl oluyorsa insanın hiç umurunda olmadığı bir anda karşısına çıkıyor seveceği kişi. Bu nedenle her şeyi her zaman yine düşünmeye devam ama sevgiyi zamana bırakmak en iyisi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Zenginin hali de bir başka oluyor dimi yahuuu :d
      Kız kardeşimin toza alerjisi var , bir de çatı katında olduğumuzdan bu toz oldukca yoğun kalıyor kitaplarda. o yüzden cancağızım için odamın bir bölümünden feragât ettim :)
      Yirmialtı yaşına giriyorum , hayatımın her anı ummadığım bir şekilde devam ediyor.
      e hani o zaman Suim :)

      Sil
  9. Kıskandım kitaplarını :) çok fazla ve özel bir yer onlar için :) bende yapsam fena olmaz hani :) / susun artık! diye bağırmanada özendim keşke bende öyle bağırabilsem !!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yaparsın daa , bağırırsın da Duygu.
      keşkeleri kov artık hayatından , işe yarıyor arada :)

      Sil
  10. Yanıtlar
    1. Yetiyor ya , bir şekilde sıkıştırıyoruz işte :d

      Sil