3 Ağustos 2012 Cuma

Sosyete Tolga


İnsan sizce nasıl gülmelidir ?
İçinden geldiği gibi mi yoksa sırf gülmek için güldüğünde çıkartacağı sevimli / bana sevimsiz gelen gülüş için mi..

Dün Teyzem rica etti , gidip onlarda yatılı kaldım.
Evleride lüks diyebileceğimiz bir sitede. Oldum olası sevemedim şu siteleri..
Bunca yaşıma hep mahalle kültürüyle büyüdüğüm içinmi niye bilmiyorum ama ne zaman gitsem yabancılık çekiyorum , sizede oluyor mu ?
Birkere ben hiçbir mahalleye girerken birinin sorgusuyla girmedim..
Kapıya geldim girişte güvenliğe Selamın Aleykum birader rast gelsin dedim
Aleykum selam sağolasın dedi , tam geçiyodum hayrola nereye dedi böyle artistce..

-         Bir garip yolcuyum hayat yolunda , yolunu kaybetmiş perişanım ben dedim kaşlarımı çatarak ama espiri olduğunu anlasın diye de inceden gülümseyerek.

Wohahahhaha diye diyaframdan sert bir gülüş patlattı , sol burun deliğinin olduğu taraftaki üç dişi dökülmüş bir halde.
Misafirliğe geldim bilader nereye gidicem dedim , meğer kat ismi blok ismi filan söylemende gerekiyormuş. Neyse söyledim , girdim içeri Fenerbahce Vaslui maçından sonra gittim gece oniki buçuk olmuştu bile birde berabere kaldık kafam bozuk bir şekilde gittim..
O hengamede fark etmemişim ama balkona çıkınca anladım baya baya iyi bi yermiş havuzlu falan.. vay be dedim sonra niye vayy be dedim diye düşündüm.
Böyle biryerde yaşayamazdım ben herhalde.. çok sessiz , havuz başındaki ikoncanları saymazsak eğer..
15 kişi filan toplanmış konuşuyorlardı .. dedim yeğen gel inelim şuraya tanıştır beni milletlede birgün kalıcam boş geçirmiyeyim.
Neyse , indik aşağıya gittik yanlarına tanıştırdılar filan saydım 13 kişi varmış hepsiyle el sıkıştım ben Tolga memnun oldum ben Tolga memnun oldum en sonunda tamam laaaaa diye çığırdım içimden.
Başlarda sessiz kaldım öyle yekten dinliyorum muhabbetlerini.. Vıcık vıcık sohbetler , son kullanma tarihi geçmiş gülüşler , espiriler bana birden darlanma geldi ulan hepside düzgün düzgün konuşuyor aralarından biri bi ‘LA’ der yaa küfürü geçtim.
Sonra duyduğum bir telefon sesiyle yer yerinden oynadı. Birinin ayfonu çalıyordu hani şu meşur müziği varya ;
Dııtt dıt dıtt dıt dıt dı dı dı dııııı
Hasssiiktirr ulan bir baktım 13 ‘ ü birden telefonu çıkardı ! vay arkadaş nasıl kafada insanlarsınız , hepsinde akıllı telefonlar telefonlarrr ..
Başladılar bi yurt dışı muhabbetine o geçen şuradaymış bu geçen buradaymış
O buna atlamış bu buna patlamış bende arada giriyorum muhabbetlerine.. Yanımda 4 kız 2 erkek vardı diğerleri karşı tarafta oturuyorlar yanımdakilerle baya geyikler geyikler sardırdım gidiyorum , çoğunun dışı marka içi turşu fıçısı ..İyice sıktı muhabbet beni aklıma bir muzirlik geldi.. nasıl tepki vereceklerini merak ettim.
Baktım iş artık çığrından çıktı dedim ortaya bombayı bırakıp gideyim
Cem Yılmaz’ın geyiği aklıma geldi aynen patlattım elimde liptop aysti vardı

Haahhh hah haaa , o kadar marjinaliz kiiii .. Hadi küveti sütle dolduralım kıçımıza buzlu badem sokalım..( e bulunduğum ortam etkilemişti tabi benide)

Bakın bunu dedikten sonra film koptu !
Yaklaşık 3-4 saniye süzgeçten geçirip aldılarya lafı birçoğu anladı hakkını yemiyeyim ama aralarında biri vardıki dediği şeyle tüm ortamın içine etti , birde o kadar güzeldiki .. ah be güzelim bu kadar çabuk soğutmak zorundamıydın kendinden :\

‘güveniyordum oysa sevgimize ben
vapur iskelesi ya da tren istasyonundaki saatin doğruluğu kadar..’

Yok yok bu o değildi bunu başka yerde yazıcaktım..

Kız aynı şu şekil ;
Yaa acımaz mı o zamannnnnnnn !

Birdeee dudağını büktü şımardı yahuuu  :( bir hayal edin o görüntüyü.. yada yok yok size bu kötülüğü yapamam !!
Aynı şu sahnedeki bağırma sahnesini yaşamak istedim , içimde bir şeyler birikti birikti !!!!
Dakkasına kalmadan eve geçtim ..
Aklım balkondaki sessizlikteydi , hazırlıklıydım yanımda kitap müzik çalar filan getirmiştim , canımın sıkılacağını tahmin ediyordum orada , öyle yerler bana göre değil..
Bu müziği açtım , yine dalıp gittim uzaklara..

Benim hayatımın sözcükleri bir bir çıktı Tual’in ağzından yine..
içimde bir gizli hüzün var sanki..
bir gölge kadar yalnızım..
kendine bakan bir ayna misali..
üzgünüm şimdi dargınım.
acıyım.. acıdan öteyim belki
kaybolan yıllar ardında.’

Sabah olduğunda niye bilmiyorum yine kendimi balkona attım , bazıları çimiyordu havuzda bol kulaçlı bir şekilde..



Kapıya inip kitabı okuyayım dedim başka türlü zaman geçmez.. Başladım okumaya sonra etraftakilerden okuyamadım zaten hemen yanıma birileri çömdü , teyzemin arkadaşları olduğunu sonradan öğrendim.
Küçük bir kızdan bahsediyorlardı anne baba ayrı henüz 8 yaşında bir kız çocuğu..
Kızı bir görseniz , dünyalar tatlısı babası sorunlu anne kızı salıyor siteye amaaan nasıl olsa güvenlikli ne olabilir ki ? Birde paraları çok ya bakıcı tutmuş.. hee bakıcı varsa problem yok dimii?
Kız hep yalnız kaldığından artık garip garip konuşmaya ve tepkiler vermeye başlamış..
Küçük yaşta aileden kopmak ne demek bilirim o yüzden gidip onunla konuşma gereği hissettim kendimde nedensizce..
Yaklaşık bi yarım saat konuştum , kimse beni aralarına almıyor ama abi deyip ağlıyordu.
Çok üzüldüm , iki baş parmağımla sildim gözyaşlarını kendi gözümün altına sürdüm ve bende ağlıyormuş gibi yaptım , inandırıcı olsun diye abarttım az kalsın ağlıyordum bende

Ne yaptığımı anladı , hani böyle ağlamak istersinde ağlayamazsında dudağın titrer ya öyle hüzün dolu baktı bana .. niye benimle kimse oynamıyor yaa dedi yine ağlıyarak
Dedim ki gül sen gül ki önce gözlerin sonra arkadaşların sana gülsün..
Durdu durdu e hadi gülsene dedim , ihihihi diye bir gülüş patlattı heeehh dedim bak ne kadar güzel oldun şimdi . yanağından bir makas alıp arkadaşlarının yanına gönderdim.

O gittikten sonra arkasından annesine babasına veryansın ettim içimden içimden..
Parçalanmış gülüşlerya benim sloganım .. işte o parçalanmış gülüşler çocukken başlar.. Önce hafiften bir çatlar , küçüktür..
sonra sen hayata devam ettikce o çatlaklık büyürde büyür bir bakmışsın parçalanmış..

Neyse , akşama doğru biraz daha kitap okuyup gitmek üzere yola koyuldum ki karşıma bir Fenerbahçe’li küçük çıktı senin Allah’ına kurban , öyle güzel yüzümü güldürdü ki..
Ah bu bebekler resmen ilaç insanın ruhuna..
MaşAllah diyelim lütfen : )


Akşam üzerine doğru geçtim bizim oraya.
O koca koca binaların arasından sonra mahalleme geldim.. ohh be özlemişim.
yine kavga var , yine korna sesleri , yine hayat telaşesii , yine kaçamak sevda bakışmaları
ve köşe başlarını tutan gençlerimiz
işte bu dedim ve attım kendimi Mehmet ağabeyin oraya
niye mi ?
çünkü çay , Mehmet abide içir !
 

30 yorum:

  1. Geçen sene sitenin birine girmeye çalıştım aynı şekil "nereye?" diye durdurdu bi bey amca gideceğim bir yerde yok baraja illegal yollardan geçmeye çalışıyordum :)) Bir blok ismi söyledim bir de isim salladım. ya benim oyunculuğum iyi anlamadı ya da baktı masum görünüyorum geçmeme izin verdi. Bizde güvenlik anlayışı bu kadar işte :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ehehhe bence bozuntuya vermemiş (:
      - oooyy şimdi kim uğraşıcak bununla :))

      Sil
  2. ne guzel ıfade etmssn.samimi olan mahalle gerçekten kasıntı olmadan rhat içtensin bi kere.hem kitapta saglam ktap =) bu arada yavru kanaryaya maşallah.kucuk kıza uzuldum umarm geçer atlatr çocuklar hep gulsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim , böyle hissettirebilmek ne güzel.
      Kesinlikle , evrende bir denge varsa eğer o dengenin bozulmaması için çocuklar hep gülmeli.

      Sil
  3. Bebekler için en güzel tanımı bulmuşsun... 'İlaç gibi.' Gerçekten de öyleler, ah bir bebeğim olsa, tabii ondan önce de evlensem sanırım mutlu olabilirim.

    Neyse;
    Mahallenin ortasında erkeklerle top koşturarak büyüyen bir kız çocuğu olarak siteye şöyle bi yan yan baktım. Güzel ya. Haksızlık etmemek lazım şimdi... Ama bir farkla o içi turşu dolu tikkyleri oradan atıp mahalle insanını dolduracaksın, sonra bak bakalım keyfe..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatırlarım bizimde vardı mahallede top koşturduğumuz kızlar.
      hani deriz ya hep çocuk kalsak diye.. şimdi yine taşları koysak sağlı solluda tekrar maç yapabilsek .
      Aman ne gerek var doğanın dengesini bozmaya :d

      Sil
  4. Sitelerin başka bir havası var. Sanki orada yaşanmıyormuş gibi. Kapısı hep kapalı misafir odaları gibi hani. Mahalle candır :)
    Çayın rengi de güzelmiş. Mehmet abi başarılıymış. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle , sanki başka bir yer başka bir dünya..
      Çay Mehmet abide içilir :)

      Sil
  5. Yazının bazı yerlerinde sesli güldüm.
    Fenerbahçeli bebeğin sağdaki resmine bayıldım. "Biz Fenerli doğduk olum! Heh!" diyen bir ukala bakışı fırlatmış. Hoş... :)

    YanıtlaSil
  6. sana dedim kanka o lanet olası siteye gitme
    ''biz dağlarda keklik idik
    şimdi bir çöplükte karga olduk'' diye de mırıldandım ahmet kaya'dan ama dinlemedin!!

    neyse iftardan sonra çay mehmet abi de içilir!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizimde boyumuzu aştı bu şehir , yerlere serildi , madara olduk..

      Sil
  7. Şimdi benim çocukluğumda yaşadığımız mahalle, hele Kayseri'nin barbaros mahallesi diye başlamayacağım tabi :)))...
    "zaten mahallenin yerini yavas yavas alt kattaki usttekinden habersiz, olumune, dirimine kayitsiz, kucuk bir babil gibi, her penceresinden ayri bir radyo merkezinin nagmesi tasan apartman aldi."

    YanıtlaSil
  8. Fenerbahçeli küçük taraftara maşallah demeyi unuttuk iyi mi, Maşallahhh! Dur Fenerbahçeli olduğu için bir daha Maşallahhh! :)

    YanıtlaSil
  9. Mahalleler iyidir, candır :) Siteler soğuk duvarların ardında, soğuk suratlar sanki.Bu arada insan nasıl gülmelidir? Benim bir arkadaşım var, öyle güzel kahkaha atar ki, çok prova yaptık başaramadım :) babam hanım kızlar sessiz güler diye küçüklükten beri azıcık sesimi çıkarsam kaşlarını çattığı için kahkaha atmak nedir bilmeyenlerdenim. Ama severim güleç insanları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 'babam hanım kızlar sessiz güler diye küçüklükten beri azıcık sesimi çıkarsam kaşlarını çattığı için kahkaha atmak nedir bilmeyenlerdenim.'

      koskaca bir kitabın özetini okur gibi hissettim kendimi , ne kadar güzel demişsin. Varmıdır ki aralarında 'Parçalanmış gülüşler'

      Sil
  10. bende sitedeki akrabalarımıza gittiğimde bazen çok sıkıcı gelir bazen çok keyifli. ama sen bayağı bir işkence çekmişsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Akrabalar ikiye ayrılır;
      Sitedeki akrabalar ve diğerleri :d

      Sil
  11. başlık çok güzel olmuş okuduktan sonra gördüm başlığı:))
    herkes yerli yerine sosyeteye bizim mahalleler gürültülü gelir zannımca:))
    içten gülünmedikten sonra gözler de gülüşe eşlik etmedikten sonra,göz kenarlarının hafif kırışması dudakların yukarı kıvrılmasından başka bir şey ifade etmez ki gülmek değil mi? keşke hiç parçalanmasa gülüşler o küçük kızın üzülüşü yerini en içten gülüşüne bıraksa keşke:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ehehhe benim mesela at gibi güldüğüm söylenir :d o yüzden derlerya içten gülen insan samimidir diye.
      gül,gülsün,gülelim.
      hayat kısa

      Sil
  12. :D cok sevdim,uzun zamandir sırıtmamistim..bende sevmiyorum o siteleri ya,ev dedigin mustakil olacak ekmek teknesi,suskunlar dizilerindeki gibi bi mahallede yasayacaksin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ooo can damarımdan vurdun 'Ekmek Teknesi' ni diyerek :)
      mahalle candır

      Sil
  13. Adımı sorduklarında Mahallemde beni kimse tanıyamasada:)))
    küçücük bir kulubem var
    kiremitleri bir gün tepelerine düştüğünde beni hiç unutamayacaklar ,
    tamam tamam beni yine hatırlamazlar ama evimi unutamazlar:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaa ciddimisin , çocukluğum öyle bir evde geçti.
      hem çatısı vardı hemde yoktu , o yüzden yıldızların dansını birçok kez izleme fırsatım olmuştu :)

      Sil
  14. Sosyete Tolga'nın gözlemlerini, uslubunu sevdim, çok güldüm. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ee bir Sosyete Tolga kolay yetişmiyiiii :d

      Sil
  15. sen de benim gibiymişsin, küçük ama samimi dyorsun...Yalnız o kızcağıza üzüldüm, nasıl hissediyordur biliyorum....

    YanıtlaSil