15 Temmuz 2012 Pazar

Duyuyorum seni küçük kız..



Bu sıcakta nedense hiçbirşey yapasım gelmiyor.
2 aydır yayla kancığı gibi hissediyorum kendimi nerde gölge görsem altında buluyorum cüssemi.. Dün sabah 9’da kapının dövülmesiyle şiddetli bi şekilde uyandım..
Normalde kapı nasıl çalınır ?
-tak tak tak
Hadi bilemedin –tak tak diye dimi ?
Resmen tekme tokat giriyordu biri kapıya !
-Ne oluyor amk lan !
diye önce istemdışı bir bağırdım çok sesli ,
Gelen ses şu;
-Bizizzz
Siz kimsiniz yahu ?
Neyse kapıyı açtım , biraz çekindim ‘amk’ lafımı duydularmı acaba diye sonra gördümki herkes sıcaktan mafolmuş
Neyse,
Teyzemler,dayımlar,yeğenler,veletler,onlar,bunlar abooo bir baktım tüm ceddim kapıda bekliyor.. Kapıyı açmamla yeğenlerin içeriye dolması bir oldu sonra üzerimdeki Süpermen baksırımla hepsini karşıladım , hiçte sorgulamadı kimse bu hal ne diye , çünkü herkesin içinde vardı baksırla efil efil dolaşmak.
Evde klima var ama beni tanıyanlar bilirki klimadan nefret ederim. Bir baktım direk klimayı çalıştırdılar , yüzümü yıkadım attım kendimi dışarı..
Tek gözü kısık , yarı uyuşuk bir şekilde ne yapsam diye düşündüm gideyim bir dondurmaya düşeyim dedim. Gittim 2 top dondurma yedim , sonra vurdum kendimi Yeşilköy sahile
Heryer tıklımtık ulan ne rahatına düşkün adamlar var ! cebimde son 10 liranın kaldığını farkettim , heryerde ispark amk ! iki saat arabayı çekicek beleş yer aradım , nitekim buldum.
Yeşilköy sosyete mekanı duymuşsundur , bende de nasıl bir değişim olduysa kendimi birden zengin hissettim , t-shirtimin yakalarını yukarı kıvırdım , gözlüğümüde taktım ağır ağır yürümeye başladım..

Oldum olası şu denizi görünce neşemi koruyamıyorum , hemen bir hüzün kapladı içimi, çalınan kapitalist şarkılara rağmen. Yürümeyide çok severim , sıcak olmasına rağmen ağır ağır sahilin sonuna , fenerin olduğu yere doğru ilerledim. Gidip köşedeki seyyardan bi su birde selpak aldım. Kafa kel olunca hemen beynim zonkluyor anasını satayım. İki su sürdüm kafama selpaklada kuruladım biraz hafiften terlemişti kafamda.
Neyse,
Kimisi patenle , kimisi bisikletle gezip duruyor.. ne kadar acele ediyorlar ? halbuki yol bi yere kaçmıyor değimli? Kendimi yine yalnız hissetim , ve bu beni mutlu etti .
Yalnız kalmaya ihtiyacım vardı.
Gölgede bi bank buldum yine çömdüm hemen , attım bacak bacak üzerinede .. Heyyt be varmı benden kralı..
Yaklaşık 10 dakika oturdum , resmen kendimi arınmış hissettim o maviliğin karşısında..
Tam o sırada gözüm küçük bir kız çocuğuna takıldı..
Yahu sen ne kadar güzel bir şeysin öyle , resmen kızdan gözümü alamıyorum , benim ona sırıtarak baktığımı gördü ve şımarmaya başladı : ) .
Çok seviyorum kız çocuklarını , Allah bana da nasip eder inşAllah . ama bu kızda bana farklı gelen bir şey olduğunu çok zaman geçmeden çözdüm..
Çook eskilerden , bir yürek acısını hatırlattı bana kızın bakışları gülüşleri..
Tebessümle dolu olan bakışlarım yerini yine hüzne bıraktı.. Gözlerimi görmesin diye gözlüğümü taktım .. o hala bana şirinlik yapıyordu , bende bozuntuya vermedim gülümsemeye devam ettim hüzün dolu güldüm biraz.. Kız babasının boynuna bindi , giderken ailecek el salladılar bana işte o an öyle bir ohh çektim ki içimdeki tüm parazitler sanki dışarı çıktı..

Etrafa şöyle bir göz attım , epey kalabalıklaşmıştı. benim oturduğum bankta tek gölgede olan bank , birde ben tek oturuyorum herkes bana doğru bakıyor , kıllandım tam kalkmaya niyetlendim , sağıma bir döndüm dünyalar güzeli bir kız 17 / 18 yaşlarında..
işaret parmağıyla bankı gösterdi . Lanet olsun nasıl bir bilinç altı varsa bende önce fermuarıma baktım açık kalmışta orayımı işaret ediyor diye..
Oda benim ne yaptığımı anlamımış olacakki geldi oturduğum bankın en köşesine oturdu , çantasından suyunu çıkartıp içti , kıvır kıvır saçları hafiften bronz teniyle öyle güzeldiki
..Gözlüğümünde etkisiyle yan yan baktım ne yapıyor diye , hala niye geldide yanıma oturdu çözemedim.. Normalde çekinirdi herhalde yalnız bir bayan yalnız bir erkeğin yanına gelip oturuyor.. Belki de oldu da bana hiç denk gelmedi , bilmiyorum.
Terlemişti , eliyle yüzünü siliyordu.
Cebimden çıkartıp selpağı uzattım , aldı yüzünü sildi bana bir şey dedi anlamadım. Yabancı olduğunu düşündüm.
3 kur İngilizce kursuna gitmeme rağmen az çok bir şeyler biliyorum , iki muhabbet ederiz diye düşündüm ama mal gibi kalmamak içinde önce bir Nasılsın diye sordum.
Bi baktım hiç tepki yok , aha dedim sıçtık ne güzel sessiz sessiz oturuyordum ne diye konuşmaya çalıştım ki diye kendi kendimi örseledim bi süre. İçimdeki konuşma ihtiyacı o kadar çoktuki biriyle , kim olursa olsun uzunca bir şeyler konuşmak istiyordum.
Belki bu küçük masum kız benimle dertleşir diye düşündüm ve ikinci kez şansımı denedim..
-Buradamı oturuyorsun dedim , ama bu sefer direk ona doğru dedim bedenim ona doğru dönüktü.. yine ses vermedi ama bana doğru baktı.
İşaret parmağıyla ağzını ve kulağını gösterdi , bi kaç işaret daha yaptı anlayamadım..
3-4 saniye sonra dank etti , ona doğru baktığımda bana hala bir şeyler demeye çalışıyordu , çok gücüme gitti , ne dediğini anlamk için resmen kendimi yırtıyordum ama yinede hiçbirşey anlamıyordum.
Sağ eliyle denizi işaret parmağıyla boydan boya gösterdi , ardından oturduğumuz bankı gösterdi ve hani böyle küçükken yemek nasıl oldu diye sorarlardıda biz mis gibi derdikya , beş parmak ucunu bir araya getirerek , o işareti yaptı bana.
Sanırım o bankta oturup etrafı izlemekten keyif alıyordu , bende kendimi gösterdim ona dudaklarımı okuduğunu gördüm.
-Bende burayı çok seviyorum hep geliyorum dedim .. Anlamış olucakki tebessüm etti.
Sonra yine beni gösterdi , niye beni gösterdiğini bilmiyorum ama birden kendi hayatımı anlatır oldum ona..
Yalnızlığımı paylaştım , içimi öyle güzel döktüm ki tek gözü kısık bir şekilde bana doğru dönük beni izliyordu yüzündeki gülümsemesiyle..
Sonra birden suratı asıldı , tekrar denize doğru baktı..
Hızlıca ayağa kalktım , karnımın açlığından mıdır nedir, gözlerim karardı başım döndü .. kendimi işaret ettim , beni izliyordu..
5-6 adım sonra hemen denizin dibiydi zaten , benim en büyük meditasyonum olan denize el sallama olayını , güzel kızı güldürebilmek için yaptım tekrar..
Dönüp baktığımda , ne yapıyorsun sen der gibi gülerek bana bakıyordu. Haydi kalk sende dedim hemen anladı ve yanıma geldi , ilerisini gösterdim biraz soluma doğru gitti , başladık el sallamaya..
Öyle güzel sesli gülüyordu ki kendimi kuş kadar hafif hissettim , o an hiç bitmesin istedim.
Uzaktan bana işaret etti , ben gidiyorum dedi.. elimi hiç indirmeden bu sefer ona doğru el salladım , o sesli gülüşünden birtane daha patlattı.
Hoşça kal güzel gözlü , güzel konuşan kız.
İçindekileri azda olsa duydum ben , seni duydum dinledim hiç merak etme.
Sustukların birikmişti içinde bunu gördüm , umarım meditasyonumu tekrarlarsın hep.
Eve döndüğümde nemi yaptım?
Kız kardeşime sarıldım ve yanaklarından öptüm.
Hee birde kahvaltı yaptım.
Not : aç karnınıza dondurma yemeyin. :\

Buda şarkı.

10 yorum:

  1. Sanki senin sesinden dinliyormuş gibi hissediyorum gülümsüyorum :) umarım bir kızın olur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutlu bana o zaman :)
      amin inşAllah.

      Sil
  2. fotograf ne güzel uymus yaziya :)

    YanıtlaSil
  3. wuuu keyifli bir gün olmuş yazını okurken izledim de seni. Bi de ara sıra şapka kullanmalısın ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim , evet şapka şart :)
      kellik zor zanaat :p

      Sil
  4. "Muhteşem" başka bir kelime kullanmaya gerek yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle düşünmen ne güzel.
      İnsanın kendisini ifade ettiğini görmesi bile mutlu ediyor.

      Sil