15 Mart 2016 Salı

Konuşmadı..


Ve zaman geçiyor gökyüzünün rahmini delip geçerek. Gökyüzü ağlıyor, kuşlar yere paralel çakılıyor tabiatına latife edercesine. Hava serin, ben yorgunum. Ne işim var lan burada diyorum. Buradadan kastım neresi bilmiyorum. Ve nefes.. hızla delip geçiyor boğazımın gevşek yerlerini. Ağız dolusu küfür etmek istiyorum yeni boğmuş bir bebeğe. Ve içim el vermiyor 45 çocuğu siken kişilerle aynı ete benzemeye. Siz hiç kelimelerin tecavüzüne uğradınız mı?

Beynim karıncalanıyor. Karşıda görülen mavi derya bozuyor sinirlerimi. Hala diyor.. bu amına koduğumun dünyasında var güzel şeyler. Bir bomba patlıyor sol yanımda. Tesiri güçlensin diye tonlarca kelimelerle kuvvetlendirilmiş bir bomba bu. Öyle saçıyorum / saçtım ki kimse kalmadı etrafımda. Herkes darmadağın oldu. Paramparça cümlelerle dolu her yanım. Siz hiç yarım kalmış bir cümlenin can çekişmesini izlediniz mi?

Şuracıkta bir çocuk, hala gülümseyebiliyor. Yüzüne kondurduğu ve onu neşelendiren bu ifadesini yeni öğrendi belki de.  Bana mutluluğun resmini çizme Abidin diyorum, bana mutluluğu ver. Gülümsüyor bana doğru bakarak. Bir yüzde oluşan gülümsemenin sebebi olmak kurşun yarası kadar ağır. Geri veremeyeceğin şeyleri başkasına verme demişti birisi. Ben onbir yaşındayken boğulup giden sarışın bir kız çocuğunun yüzüne bıraktım bütün gülümsemeleri. Geriye ne kaldı diyecek olursanız Allah belamı versin ki biliyorum. Hep bir suçluluk duygusu duyuyorum şu hayatta. Siz hiç pişman bir cümlenin kendini nasıl yok ettiğine şahit oldunuz mu?

Velhasıl, zaman yardı geçti gökyüzünün rahmini. Bir piç daha gülümsüyor gökyüzünden bakarak. Ve onlarca masum kelime yaralanıyor kirli döller yüzünden. Karşımda bir bank, sessizce duruyor. Dinliyorum..dinliyorum..dinliyorum..dinliyorum..konuşsana lan..dinliyorum..dinliyorum..dinliyorum..dinliyorum..konuş be olum..dinliyorum..
Büyük sessizlik büyük kavgalar getirir demişti birisi yine! ah, ne çok söz dinlemişim, ne çok azar işitmişim. Elimde sahipsiz köşesi yırtılmış üç kağıt. sanırım üç cümlelik yerim kaldı. o kadar çok konuşmasını istedim ki, benim konuşmama yer kalmadı.
Sahi siz hiç sessizliği sikmeyi denediniz mi?


6 yorum:

  1. Çok karamsar olmuş bu ama şu günlerde başkası da ne mümkün! Yine de çocuklar hala gülümsüyor, çocuklarımızın hala umudu var. Onlar için dünyamıza bir şans daha vermek lazım belki de.

    YanıtlaSil
  2. Abidin demiş;
    "...İşte o zaman Nazım,
    Yapardım mutluluğun resmini
    Buna da ne tual yeterdi;
    Ne boya..."

    Abidin Abiye yüklenme sen, o 'mutluluğun resmi'ne giydirdiler ismini sonradan... Nitekim kayıtsız kalmamıştı Nazım'ın sorusuna; 'Mutluluğun Resmi' ni sığdıramasa da karalamıştı kağıda divit uçlu bir kalemle...

    "...Bir düş olurdu ayrılığımız
    Anılarda kalan..."

    YanıtlaSil
  3. Nice post!!!!
    Would you like to follow each other? let me know...and I follow you back.
    Besos, desde España, Marcela♥

    YanıtlaSil
  4. sessizlik bazen çıldırtıcı olabiliyor..

    YanıtlaSil