9 Şubat 2016 Salı

Gerisi Sonsuz Karanlık..

Yersiz bir hüzün var içimde. Sanki dokunsam parçalanacak ve tüm bedenime yayılacak. Ama bu hüzün öyle bir şey ki beni dinçte tutuyor sanki. Dokunsalar ağlayacakmışım gibi ama dokunacak şeyi ortadan ikiye bölerekte aynı zamanda. Küçük bir uyaktan bile tonlarca şiir çıkartabilecek gözyaşı besliyormuşum gibi. İlk sevdiğim kızı ilk gördüğüm an gibi dalgalanıyor yüreğim. Pır pır eden bir şeyler var. Adını koymaya korktuğum bir ad, bir sıfat. Bir of çeksem bütün kahinatı parçalayacak…

Sebebini bilmediğim bir kin var içimde. Gözümü hiç kırpmadan doğrayabilirim bütün evreni, bütün insanlığı hatta kaç tane Tanrı varsa. Vicdansızlığın ve merhametsizliğin en üst mertebesinde hissediyorum kendimi. On dört yaşındaki bir kızı sikecek ve bütün kutsal kitapları liğme liğme doğrayabilecek nefret var damarlarımın içinde. Sırf masum bakıyor diye bir gözü, sırf o gözü masum görüyor diye bir kalbi söküp alabilirim yerinden. İnsan olduğumu unutturacak kadar vızıltı besliyorum sanki beynimin içinde. Bütün sinir sistemlerim uyuşuk. Ve ben hâlâ küfrediyorum bir sokak köpeği öldüğünde…

Sebebini bilmediğim biri var içimde. Milyarlarca insanın sesini aynı anda duyan. Bütün uğuldamalara inat inatla ayakta durabileceğine inanan ve her seferinde yeniden başlangıçlar dolu tümceler kuran.
İnatla beklediğim birileri var. Kim oldukları hakkında en ufak bilgi ve fikir sahibi olmadığım şeyler bunlar.  Beklemenin insan bedeni üzerindeki buhranını fevkalade şekilde hissettiriyor omuzlarımda. Omuzlarım çökük. Sırtımda yenilmişliğin nefesi beni ruhumdan ayıran. Sinsi bir böcek gibi kemiriyor bütün kelime darağacımı. Ve bir karınca bile yeter beni tek rauntta nakavt etmeye.

Şuramda bir yerimde biliyorum.
Bulamıyorum.

Aramıyorum…
Aramak kaybetmektir,
Biliyorum…

17 yorum:

  1. :( çok dokunaklı oldu bu sefer ... her ne kadar küfürü pek sevmesem de yazılarını beğenerek okuyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. her ne kadar küfür etmediğimi iddia etsem de
      teşekkür ederim, hoş geldin.

      Sil
  2. Aradığımızı ondan mı bulamıyoruz ..:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sanırım ne aradığımızı bile bilmiyoruz.
      sıkıştık kaldık hissizliğin araflığında

      Sil
  3. Aradığında aradıkların gelmez, aramaktan vazgeçtiğinde gelir aradıkların... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahmet Kaya'dan 'Hep Sonradan' diyelim o zaman..

      Sil
  4. en güzeli aramamak gerçekten , kaybetmedik ki ?

    YanıtlaSil
  5. Bütün savaş onunla zaten. Ne çok kaybedeni vardır her gün şaşar kalırsın. Başta kendisidir insanın...
    Sonra da senden daha beter kaybetmiş diğer zavallıları seyre dalarsın. Bu savaşta kıyas makbul olsaydı kim bilir... Belki kazananlardan bile sayılırsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne güzel dedin öyle, diyecek bir şey bulamadım.
      ama sanırım kazanmanın kurallarından biri de kaybetmek.. kaybetmeden kazanılmıyor sanırım..

      Sil
  6. Siradisi bir merhametsizlik...sen yine de nefretini sakla masum bakislardan.o zaman belki 'bir sokak köpeği öldüğünde...' küfretme sebebini haklı kılar, ya da ikinci paragraf hiç söylenmemiş gibi bir ve üçü hissederiz...

    YanıtlaSil
  7. O sebebini bilmediğimiz duygulara, takılıyoruz bazen. kalabalıkların içinde sadece biz ve içimizdeki bilmediğimiz hisler kalıyor. Bütün uzuvlarını kaybedercesine. aramaktan vazgeçmemek lazım;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neyi aradığımızın farkında olarak aramak en azından bir amaç yaratıyor.. bir de ne aradığını bilmeden oradan oraya savrulmak var..

      Sil
  8. Arasak da aynı, aramasak da.. Sonuç aynıysa bu handikap içinde kaybolmak niye? Niye bir hallacın ellerinde tel tel ayrılmak? Neden güneş de kuruyan tarhana gibi ufalanmak? Ayy benim yine karıştı beynimin ipleri, çekiyor diplere diplere.. Ufaktan ufaktan en iyisi mi kaçayım Tolga. Kaybolma emi kal buralarda sen yine :)

    YanıtlaSil
  9. Aramak mı yoksa kocaman bir hiçliğin için de yitip gitmek mi acaba ....Yüreğine emeğine sağlık yürek sesin hiç susmasın güzel insan .....

    YanıtlaSil